YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1344
KARAR NO : 2011/3854
KARAR TARİHİ : 03.11.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili , iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili,davacının davalı şirkette servis danışmanı olarak görev yaptığını, görevini ifa ederken servis müşteri iletişim bilgilerini bilerek hatalı girmesi sonucu şirket kayıtlarının hatalı oluşmasına sebep olduğunu, bunun sonucunda iş akdinin işverenin güvenini kötüye kullanma, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması nedeni ile 4857 sayılı Yasanın 25/II-e maddesi gereği feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tanık beyanlarından puanı yüksek olan servislere Fransa merkezden ödül primi geldiği ve bu primin bir kısmının çalışanlara dağıtıldığı, büyük kısmının ise servisin kendisine kaldığı, işverence yapılan toplantılarda yöneticilerin memnun olmayan müşterilerin numaralarının yanlış girilebileceğini söyledikleri, dolayısı ile bu uygulamanın öteden beri yapıldığı, yöneticilerin ve merkezin durumu fark etmemesinin mümkün olmadığı, yapılan işlemin işyerinin gerçek memnuniyet durumunu tespiti amacı ile kurduğu sistemin devre dışı bırakılmasına yönelik olduğu, bunun şirketin işleyişi ile amaçlarını gerçekleştirmeyi engelleyici nitelikte olduğu ancak işverence aynı eylemi yapan kişilere İş Kanunu gereği eşit davranmak zorunda olduğu halde benzer kayıt girişlerini yapan iki işçi ile davacı işten çıkartılmışken aynı bölümde çalışan ve hatalı giriş yapmasına ve kıdemi daha düşük olmasına rağmen … adlı çalışanın işten çıkartılmamış olmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık iş sözleşmesinin işverence haklı veya geçerli nedene dayalı olarak feshedilip feshedilmediği noktasındadır.
4857 sayılı yasanın 25/II . maddesinde, belirtilen “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerlerinin bulunması halinde iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayalı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının 20/04/2006-13/06/2009 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde servis danışmanı olarak çalıştığı, iş akdinin 30.06.2009 tarihli fesih bildirgesiyle, yeni araç satın alan araç sahiplerine yeni araç satımı için arandıklarında ulaşılamadıkları, bunun üzerine yapılan araştırma da …şube servisine bakım veya onarım için için gelen araç sahiplerine ilişkin telefon bilgilerinin servise giriş yapıldığı sırada değiştirildiklerinin tesbit edildiği, 2009 Nisan ayında 26 ve Mayıs ayında 21 müşterinin bilgilerinin yanlış girildiği,girilen telefonların …Şube müdürlüğü çalışanlarına ait olduğu, müşteri bilgilerinin satış sonrası servis memnuniyeti anketi için alındığı ve müşteri memnuniyetinin ölçüldüğü, bu ölçümler sonucunda çeşitli ödüllendirmeler ve prim dağıtımı yapıldığı, müşteri bilgilerinin yanlış girilerek şirketin hizmet kalitesinin ölçülememesine neden olunduğu,bu nedenle müşteri memnuniyetsizliği tesbit edilemediğinden müşteri kaybına ve zarara uğramasına sebebiyet verildiği, servis pazarlama faaliyetlerini sekteye uğratan , marka imajının güvenilirliğini sarsan bu durum ile ilgili davacının savunmasının inandırıcı bulunmadığı belirtilerek, davacının işverenin güvenini kötüye kullandığı,doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle 30/06/2009 tarihi itibari ile 4857 sayılı Yasanın 25/II-e maddesi gereğince tazminatsız olarak feshedildiği, davacının 29/06/2009 tarihli savunmasında, yaklaşık bir yıl öncesine kadar sadece numaraların son rakamının müşteriye ulaşılamaması için değiştirildiğini, bir yıldan bu yana ise çalışanların telefon numarasının yazılmaya başlandığını, bu uygulamaya tüm servis danışmanlarının dahil olduğunu, kendisinin o zamanki görevinin atölyede iş dağıtmak olduğunu, daha sonra servis danışmanlığı yapmaya başladığını, uygulamanın bölüm amirinin bilgisi dahilinde yapıldığını, uygulamanın amacının servise gelen ve kesinlikle memnuniyetsiz ayrılan müşteriye ulaşılamaması ve OSA anketinde memnuniyet notunun yükseltilmek istenmesi olduğunu, uygulama sebebi ile kişisel menfaat sağlamadıklarını, uygulamaya kendilerinin karar vermediğini, amirlerin isteklerini yerine getirdiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının eyleminin, şirketin hizmet kalitesinin ölçülememesine neden olduğu, müşteri memnuniyetsizliğinin tesbit edilemeyerek müşteri kaybına ve zarara uğramasına sebebiyet verdiği, marka imajının güvenilirliğini sarsacak nitelikte bulunduğu nedeniyle 4857 sayılı Yasanın 25/II-e maddesince güveni kötüye kullanarak doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış olduğu, iş sözleşmesinin haklı nedenle fesih şartlarının oluştuğu ortadadır. Mahkemece işverenin eşitlik ilkesine aykırı davrandığı nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, … Hayta isimli işten çıkarılmayan işçinin işe yeni girdiğinin, bu olaylara katılmadığının, yeni bir işlem yapmadığının, sadece daha önce kasten hatalı girilen bilgileri aynen tekrar girdiğinin işverence bildirildiği, bunun aksinin ıspat edilemediği, davacı ile aynı eylemi yapan iki işçinin daha işten çıkarıldığı da dikkate alındığında işverenin eşitlik ilkesine aykırı davranışından bahsedilemeyeceği düşünülmeden davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı ( 65.00 ) TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 03.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.