YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13272
KARAR NO : 2012/21056
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı maluliyetinin tespitiyle, 30/03/2006 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığına ve aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekili ile davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava; davacının maluliyetinin tespiti ile davacıya 30.03.2006 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması talebine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 22.10.2008 tarihinden itibaren beden çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmiş olduğunun tespitine, diğer şartlar mevcut ise davacının malulen emekli sayılması ve aylık tahsisine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 30.06.2006 tarihinde davalı Kurum’a maluliyetinin tespiti için başvurduğu, ancak talebinin reddedildiği, bunun üzerine davacının 06.07.2006 tarihinde karara itiraz ettiği ve bu itirazının da reddedildiği, 26.09.2006 tarihli Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararında davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmediğinin bildirildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu’nun 08.02.2008 tarihli raporunda ise; davacıda myopati ve buna bağlı hafif solunum fonksiyon bozukluğu arızasının bulunduğu, Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü Hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle grup 1 alınarak Gr1 I ( 10 Ea….45 ) A % 49, Gr1 VI ( 1a….6 ) A %10, Balthazart formülüne göre % 54,1 ve E cetveline göre % 52 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve beden çalışma gücünün 2/3’ünü kaybettiğinin bildirildiği, Hacettepe Hastanesi’nin 22.10.2008 ve 11.03.2009 tarihli raporlarında ise; davacının yardımsız ayağa kalkamadığının ve vücut fonksiyonu kayıp oranının % 75.6 olduğunun, davacıya G12 Limb Girdle Müsküler Atrofi teşhisinin konulduğu, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’nun 23.10.2008 tarihli raporunda ise; davacının başkasının yardımını
gerektirmeyen myopati arızası nedeni ile Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü Hükümleri gereğince beden çalışma gücünün en az 2/3’ünü kaybetmediğinin bildirildiği, bunun üzerine Hacettepe Hastanesi’nin raporundan sonra davacının tekrar Adli Tıp’a sevk edildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu’nun 25.09.2009 tarihli raporunda da; davacının 19.08.2009 günlü muayene bulgularına göre başkasının yardımını gerektiren myopati arızası Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre meslek grup nosu bildirilmemekle grup 1 kabul edilerek, Gr1 I ( 10Eb….65 ) A 100, yaşına göre % 100 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının ve beden çalışma gücünün en az 2/3’ünü kaybetmiş sayılacağının, hastalığın ilerleyici seyir gösterdiğinin, 3. İhtisas Kurulunun 07.09.2007 tarihli muayenesinde yardımsız kalkabilecek ve yürüyebilecek durumda iken 19.08.2009 tarihli muayenede yardımla kalkabildiği ve yürüyebildiğinin görüldüğünün, Hacettepe Üniversitesi’nden verilen 22.10.2008 tarihli raporda da yardımsız ayağa kalkamadığı bildirildiğinden 22.10.2008 tarihinden itibaren malul durumda olduğunun bildirildiği ve raporlar arasındaki çelişki nedeni ile tekrar dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na gönderildiği, Genel Kurul’un 20.05.2010 tarihli raporunda ise Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 25.09.2009 tarihli raporundaki gibi görüş bildirdiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; belirtilen raporlar esas alınarak davacının maluliyetinin tespitine karar verilmesi doğru ise de mahkemece; davacının maluliyet aylığı talebi hakkında “ diğer şartlar mevcut ise davacının malulen emekli sayılması ve aylık tahsisine ” şeklinde şarta bağlı hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının maluliyet aylığı bağlanmasına ilişkin yasal şartları taşıyıp taşımadığı araştırılıp değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin ve davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.