YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4734
KARAR NO : 2011/6511
KARAR TARİHİ : 18.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.05.2007 gününde verilen dilekçe ile alacak (kira bedelinin istirdadı) istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 03.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 15.02.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli hasılat kira ilişkisi sebebiyle davalıya ödenen ve sebepsiz kalan 12.500,00 TL yıllık kira bedelinin istirdadı istemiyle açılmıştır.
Davalı, 15.02.2006 başlangıç tarihli sözleşmenin kiracı olan davacı tarafından feshedilmediğini, davacının mecuru kullanmaya devam ettiğini, dolayısıyla kira parasının geri istenemeyeceğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, gereksiz yere ödenen 6.500,00 TL kira parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
15.02.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı, içeriği ile imzalarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede bir yıllık kira bedeli 20.000,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. Yine sözleşmeye göre kira bedelinden 12.500,00 TL’si davalı kiralayana peşin olarak ödenmiştir. Eldeki davada, davacı kiracı kiralananı kullanamadığını ileri sürerek peşin ödenen bu miktarın davalıdan tahsilini istemiştir.
Kira sözleşmesinde, restoran-bar olarak işletilecek kiralananın işletme ruhsatının kimin tarafından alınacağı kararlaştırılmamış, ancak kiralanan davacı kiracıya fiilen teslim edilmiştir. Bu haliyle kiralanan kiracıya fiilen teslim edildiğinden, kiralayan işletme ruhsatı alma borcundan kurtulmuş olur. Başka bir anlatımla artık işletme ruhsatı almak işi kiracı olan davacıya aittir. Kaldı ki, işletme ruhsatının alınması kiralayana ait olsa bile, davacı kiracı ayıp ihbarında bulunmamış, BK.m.272 f.1’in yaptığı gönderme sebebiyle BK.m.249 f.2’deki haklarını kullanmamıştır. Bu şekilde davacı kiracı, kiralanana işletme ruhsatı alması gereken tarafın kendisi olduğunu da kabul etmiş sayılır.
Borçlar Kanununun 274.maddesinin ilk fıkrasına göre, kiralayan, kiralananı sözleşme dairesinde kullanmaya hazır bulundurmuş oldukça kiracı, kiranın tamamını ödemekle yükümlüdür. Dosyada toplanan delillerden ve özellikle dinlenen tanık sözlerinden, davacı kiracıya teslim edilen kiralananın kiracı tarafından fiilen elde bulundurulduğu, işyerinin anahtarının davalıya teslim edilmediği anlaşılmaktadır.
Yapılan bu saptamalara ve özellikle Borçlar Kanununun 274.maddesinin ilk fıkrasına göre kiracının, kiralananı elinde bulundurduğu sürece kira parası ödemesi zorunlu olduğundan, davanın reddi yerine istemin kısmen hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 18.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.