YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6590
KARAR NO : 2012/8977
KARAR TARİHİ : 10.07.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, davalı derneğin 25.07.2010 tarihli genel kurul toplantısının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde, davalı derneğin 25.07.2010 tarihli genel kurul toplantısının iptalini istemiş, mahkemece işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 83. maddesinde, toplantıda hazır bulunan ve kanun veya tüzüğe aykırı olarak alınan genel kurul kararlarına katılmayan üyenin, karar tarihinden başlayarak bir ay, toplantıda hazır bulunmayan üyenin kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay ve her halde karar tarihinden başlayarak üç ay içinde mahkemeye başvurmak suretiyle kararın iptalini isteyebileceği, diğer organların kararlarına karşı dernek içi denetim yolları tüketilmedikçe iptal davasının açılamayacağı, genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumların saklı olduğu düzenlenmiş olup ancak dernek genel kurul toplantılarının iptali konusunda hangi mahkemenin görevli olduğu gösterilmemiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 8.maddesinde, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler sayılmış, bunlar arasında dernek genel kurul toplantılarının iptaline yer verilmemiştir. Sulh hukuk mahkemesi dar yetkili mahkeme olup, ancak kanunların kendisine görev verdiği dava ve işlere bakabilir. Bunun dışındaki davalarda ise asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. Bu nedenle, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, açıklanan hukuki olgular göz ardı edilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.