YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3184
KARAR NO : 2012/11151
KARAR TARİHİ : 04.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı … arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde diğer davalılar … ve …’ün müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldıklarını, kredi geri ödemelerinin aksaması üzerine hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için davalılar aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00-TL asıl alacak, 5.000,00-TL faiz alacağı yönünden itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 11.10.2011 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile davalıların takibe vaki itirazlarının davalılar … ve … yönünden 12.714,68-TL asıl alacak, 13.614,94-TL işlemiş faiz, 680,75-TL BSMV, 136,07-TL ihtar gideri olmak üzere 27.173,44-TL diğer davalı … için ise 12.714,68-TL üzerinden iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın 5.000,00-TL asıl alacak için açıldığından sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkillerinin takip konusu borcun yapılandırılması konusunda davacı ile anlaştıklarını, borç bakiyesinin yeniden belirlendiğini, yapılandırmanın feshi ile ilgili bir ihbar yapılmadığını, müvekkillerinin temerrütlerinden bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip miktarı gözetildiğinde davalıların görev itirazının yerinde görülmediği, davalı … ve … ile davacı banka arasında imzalanan protokolün hükümlerinin ödeme planına uyulmadığından ihlal edildiği, protokolün beşinci maddesi gereğince protokolün herhangi bir maddesinin ihlali halinde herhangi bir ihbar veya ihtara gerek olmaksızın borcun tamamının muaccel olacağının öngörüldüğü, davalıların takip tarihi itibari ile borçlu olduğu asıl alacak miktarı, işlemiş faiz ve ferilerinin bilirkişi tarafından hesaplandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalı …’ün takibe itirazının 12.714,68-TL asıl alacak için iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, diğer davalılar … ve … yönünden davalıların takibe itirazlarının 12.714,68-TL asıl alacak, 13.614,94-TL işlemiş faiz, 680,75-TL BSMV olmak üzere 27.010,37-TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine ve hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 10.804,15 TL icra inkar tazminatının davalılardan …’ün bu miktarın 5.085,87-TL tutarındaki kısmından sorumlu olacak şekilde davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacı yanca yapılan ıslahın yasada dava açılması için öngörülen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde olmasına ve takip talebindeki istemler ile takip miktarı kapsamında bulunmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışındaki öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava kısmen kabul edildiğine göre reddedilen kısım yönünden davalılar yararına vekalet ücreti ve yargılama masrafına hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine oyçokluğu ile, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, oybirliği ile peşin harcın istek halinde iadesine, 04.07.2012 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı banka 13.01.2011 tarihli takibinde toplam 138.300,89 TL’nin tahsilini talep etmiş, davalı borçlular takip konusu borcunun yeniden yapılandırıldığını, borcun 45.706,76 TL olarak belirlendiğini bu borçtan 35.743 TL ödeme yapıldığını belirterek borcun tamamına itiraz etmişlerdir. İtiraz alacaklı vekiline 02.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiş olup, itirazın iptali davası 02.03.2011 tarihinde 10.000 TL üzerinden açılmıştır. Dava dilekçesinde alacaklı 5.000,00 TL asıl alacak, 5.000,00 TL faiz alacağı talep ettiğini bildirmiştir.
Davacı vekili, 11.10.2011 tarihli dilekçesi ile ıslah yoluyla alacak miktarını artırmış, mahkemece ıslah yoluyla artırılan miktarlar gözetilerek hüküm kurulmuştur.
İtirazın iptali davası takip hukukuna özgü bir tahsil davası olup, dayandığı takip dosyası gözetilerek hüküm kurulmalıdır. Davacı alacaklının takip konusu yaptığı alacak niteliği itibariyle bölünebilir ise de davacının takip konusu yaptığı ve davalıların itiraz ettiği alacak miktarı belirlidir. Bu nedenle kısmi davaya konu edilemez. Kısmi davaya konu edilemeyecek bir alacağın ıslah yoluyla artırılması da mümkün değildir. Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmalıdır. Dairemizin sayın çoğunluğunun kararının (1) nolu bendine açıkladığımız gerekçelerle muhalifiz.