YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10578
KARAR NO : 2010/16195
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde hakimin müdahalesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; taşınmazda üç adet dubleks mesken bulunduğunu, 1 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerin davalılara, 2 numaralı bağımsız bölümün ise kendisine ait olduğunu, bahçenin kullanımı konusunda davalılarla anlaşamadığını, oysa davalılarca bahçenin arsa paylarını aşan miktarda kullanıldığını, bu nedenle; bahçenin kullanımının hakim kararıyla projelendirilmesini, kendi payındaki kullanım kısıtlılığının giderilmesini, bu yolla bahçeye yapılan müdahalenin önlenmesini ve gerekirse kal yoluyla haksız oluşumların kaldırılmasını istemiş; mahkemece, davanın kabulü ile, bilirkişi raporunda maviye taralı olarak gösterilen bahçenin 102 m²’sinden davacının faydalandırılmasına, bu yere davalıların yapmış oldukları müdahalelerin men’ine ve bahçede herhangi bir sabit yapı olmadığından kal konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 4. maddesi uyarınca; bahçe ortak yerlerdendir. Yine aynı yasanın 16.maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre de; aksi sözleşme ile kararlaştırılmadıkça her kat maliki ortak yerlerden arsa payı oranında yararlanır. Anataşınmaza ait yönetim planında ise bahçenin kullanımı konusunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Buna göre mahkemece tarafların iradesi yerine geçilerek bahçenin kullanımı konusunda düzenleme getirecek şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece, davalı taraf anataşınmaza ait vaziyet planında bahçenin bölündüğünü ileri sürdüğüne göre, anataşınmaza ait vaziyet planı bilirkişiye yerinde uygulattırılarak vaziyet planında bahçenin bölünmesi konusunda bir düzenleme olup olmadığı tespit ettirilmeli, bahçenin bölünmesi konusunda herhangi bir düzenleme olmadığı anlaşılır ve davalıların da ortak yerlerden olan bahçeye bir müdahalelerinin olduğu tespit edilirse bu müdahalenin önlenmesine, ayrıca, varsa proje ve vaziyet planına aykırı imalatların da kaldırılarak bahçenin projesine uygun eski hale getirilmesine karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.