Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7306 E. 2012/6158 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7306
KARAR NO : 2012/6158
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması nedeniyle davacının yaralandığını, uuzn süre tedavi gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.430 TL. tedavi giderinin ve 8.000 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsiline, sigorta şirketinin maddi tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,1.107,59 TL. tedavi giderinin davalılardan tahsiline 2.000 TL. manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı … şirketinin temyiz itirazları yönünden; 7.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK.’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2011 tarihinden itibaren 1.540,00 TL’ye çıkarılmıştır. Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin
reddine karar verilebileceğinden davalının temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Borçlar Kanunu’nun 47.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayda, olayın meydana geldiği tarih, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olayın gerçekleşme şekli, yaralanmanın biçimi,tedavi ve iyileşme süresi ve sonuçlarının davacı üzerideki etkisi gibi nedenler dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı az olup adalete uygun düşmediğinden hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.. Bu nedenlerle manevi tazminata ilişkin hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz dilekçesinin reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … … Sigorta AŞ.’ye geri verilmesine 15.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.