Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/349 E. 2012/5884 K. 08.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/349
KARAR NO : 2012/5884
KARAR TARİHİ : 08.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı borçlu …’nun amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla adına kayıtlı taşınmazın 40/280 hissesini 9.8.2007 tarihinde ablası davalı … …’na sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … …, dava konusu taşınmazın babalarından miras kaldığını, davalı borçlu dışında diğer mirasçıların hisselerinide aldığını ve bedelini banka kredisi kullanarak ödediğini, borçtan habersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, İİK. 278 ve 6183 Sayılı yasanın 28.maddesi gereğince haczedilecek mal bulunmaması nedeniyle acizden geriye doğru olan müddet içersinde yapılan tasarruflar ile 3.dereceye kadar kan hısımları arasındaki tasarrufların geçersiz olduğu, davalı …’ın borçlu kardeşinin borcunu bilebilecek durumda olduğu, konut kredisi kullanılmış olmasının tapudaki anlaşmalı devri geçerli kılmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne davalılar arasındaki dava konusu taşınmazın 35/280 paya ilişkin olarak yapılan tasarrufun iptali ile davacıya dava konusu taşınmaz hissesi yönünden haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 Sayılı AATÜHK’nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davalı borçlunun ablasına yaptığı tasarrufun iyiniyet ve bedel farkı gözetilmeksizin 6183 Sayılı AATÜHK’nun 27 ve 28/1-2 maddeler gereğince ve 3.kişinin, borçlu kardeşinin durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle aynı Yasanın 30.madde gereğince iptale tabi bulunmasına göre, davalı … … vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dosya kapsamındaki ödeme emirlerinden takip konusu borcun 2004-2010 yılı arası döneme ait olduğu anlaşıldığından davacı alacaklıya 9.8.2007 tasarruf tarihine kadar olan alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak dava konusu taşınmazın 35/280 hissesi üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi verilmesi gerekirken bu konuda sınırlama yapılmaması doğru değildir. Mahkemece yapılması gereken iş 2004 yılı Ocak ayından 9.8.2007 tasarruf tarihine kadar olan vergi borcu ve fer’ileri konusundan uzman bilirkişiden alınacak rapor doğrultusunda bu miktarla sınırlı olarak davacıya haciz ve satış yetkisi verilmesinden ibarettir.
3-Kabule göre de, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı yasanın 35.maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir”.hükmünü içermektedir. Somut olayda anılan yasal değişiklik gereğince davacı yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nisbi vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle adı geçen davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … …’na geri verilmesine 8.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.