YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8335
KARAR NO : 2011/12773
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ile katılma yoluyla davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … 9.İcra Müdürlüğünün 2009/5549 sayılı takip dosyasında, 24.4.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olup, borçlunun müvekkili şirketin yetkilisi olduğunu takip konusu borcun ise şahsi borcu olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, takip borçlusunun davacı şirketin yetkilisi olduğunu, borcun kira alacağından kaynaklanıp kiralanan adreste davacı şirketin faaliyet gösterdiğini bu nedenle borcun borçlunun şahsi borcu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu mahcuzlardan dört adet göz altı kaynak makinasının davacıya ait ticari defterlerde kaydının bulunduğu, diğerlerinin defter kayıtları ile tutmadığı, bazılarının kaydının bulunmadığı gerekçeleriyle dört adet gözaltı kaynak makinası yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer mahcuzlar yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili ile katılma yoluyla davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 24.4.2009 tarihinde, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste, borçlunun kardeşi … …’ün huzurunda yapılmıştır. İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacı 3.kişi karine aksini kesin ve inandırıcı delillerle ispat edemediğinden mahcuzlar borçlunun sayılır. Davacının dayandığı faturaların her zaman sağlanması mümkün olduğu gibi mahcuzların bir kısmının faturasının bulunmadığı, bulunanların ise ticari defter kayıtları ile uyuşmadığı bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Kaldı ki, ticari defterlerin kapanış tasdikleri yaptırılmadığı için dayanan kişi lehine delil de teşkil etmez. Ayrıca, Diremizce aynı gün incelemesi yapılan 2011/6157 esas sayılı dosyaya konu, aynı takipte 22.3.2010 tarihinde yapılan hacizle ilgili olarak davacı şirket tarafından açılan istihkak davasının reddine dair verilen mahkeme kararının da aynı gerekçelerle onanmasına karar verilmiştir.
Takip borçlu … … ve …, davacı şirketin ortaklarındandır. Borcun dayanağı, haciz yapılan adresin borçluya kiralanmasından kaynaklanan kira alacağıdır. Davacı 3.kişi, takip konusu borcun borçlunun şahsi borcu olduğunu ileri sürmüş ise de borçlunun alacaklıdan kiraladığı haciz adresinde davacı 3.kişi şirketin faaliyet gösterdiği, adresin davacı şirket için borçlu tarafından kiralandığı açıkça ortadadır. Bu durumda artık borcun borçlunun şahsi borcu olduğundan söz edilemez.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular hep birlikte değerlendirildiğinde davanın bütün mahcuzlar yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, bir kısım mahcuzların defterde kayıtlı oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; Dava konusu mahcuzların 4.11.2009 tarihli ihalede dava dışı … Ltd. Şti’ne satıldığı, satılan mahcuzların ihale alıcısına 13.11.2009 tarihinde teslim edildiği ve ihalenin kesinleşerek ihale bedelinin 13.11.2009 tarihinde alacaklıya ödendiği icra dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. Artık bu halde dava bedele dönüştüğünden mahkemece mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi de isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA aşağıda dökümü yazılı 813,20 TL fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye iadesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.