Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8851 E. 2011/12775 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8851
KARAR NO : 2011/12775
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı ile katılma yoluyla davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, … İcra Müdürlüğünün 2010/3096 sayılı takip dosyasından 9.9.2010 tarihinde haczedilen menkuller üzerinde müvekkilinin rehin hakkı bulunduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili,davanın süresinde açılmadığını, davacının dayandığı rehin sözleşmesine konu menkuller ile haczedilen menkullerin örtüşmediğini, davacı şirket ile borçlu şirket adreslerinin aynı olduğunu, aralarında muvazaalı ilişki bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, icra müdürlüğünce 20.3.2011 tarihinde istihkak davası açmak üzere İİK.nun 99.maddesi uyarınca alacaklıya süre verilmesine karşın alacaklının dava açmadığı, bu durumda 3.kişinin istihkak iddiası kabul edilmiş sayılacağından davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ile katılma yoluyla davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu mallar 9.9.2010 tarihinde davacı 3.kişinin muhasebe müdürünün huzurunda haczedilmiş, muhasebe müdürü 3.kişi yararına istihkak iddiasında bulunmuş, alacaklı da
istihkak iddiasına itiraz etmiştir. İcra Müdürlüğünce İİK.nun 97/1.maddesindeki prosedür işletilmiş, istihkak iddiası konusunda bir karar verilmek üzere dosya icra mahkemesine gönderilmiş ve icra mahkemesince takibin devamına ilişkin olarak verilen 11.1.2011 tarihli karar 3.kişiye 15.3.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı 3.kişi bu kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde 21.3.2011 tarihinde süresinde dava açmakla bilikte aynı gün icra müdürlüğüne verdiği dilekçe ile dava açmak üzere alacaklıya süre verilmesini istemiş, icra müdürlüğünce de bu talebi kabul edilerek 21.3.2011 tarihli müdürlük kararı ile alacaklıya istihkak davası açması için 7 günlük süre verilmiştir. Bu kararın alacaklıya tebliğ edildiğine dair dosya içinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Bu durumda alacaklı yönünden dava açma süresi başlamıyacağından alacaklının istihkak iddiasını kabul ettiğinden söz edilemiyeceği gibi 3.kişinin dava açılmasını engelleyen bir yasa hükmüde yoktur. Hal böyle olunca 3.kişi tarafından açılan davanın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken alacaklının dava açmayarak istihkak iddiasını kabul ettiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de;
1-İİK.nun 99. maddesine göre alacaklı verilen sürede dava açmaz. Buna karşılık süreden sonra 3.kişi dava açarsa bu durumda 3.kişinin açtığı dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerekirken istihkak iddiasının kabul edilmiş sayılacağı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
2-İstihkak davalarına İİK.nun 97/11.maddesi hükmünce genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır. Dava konusu mahcuz malın değeri ile takip konusu alacak değerinden hangisi az ise o değer üzerinden peşin nispi harç alınmasına ve nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklı ve davacı 3.kişiye geri verilmesine 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.