YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1871
KARAR NO : 2013/6958
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi yapıldığını, diğer davalıların borca müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiğini, icra takibi yapıldığını, davalıların icra takibine itiraz ettiklerini, sözleşmenin 45.maddesi gereğince icra dairesinin yetkili olduğunu belirterek itirazın iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve diğer davalılar vekili, borca karşılık davacı bankaya 14.000 ve 11.500 TL lik iki adet çek verildiğini, davacının çekleri davadan önce tahsil ettiğini, ancak ödenen kısmı borçtan düşmeden icra takip miktarının tamamı üzerinden davanın açıldığını, ayrıca davalı şirkete ait araç üzerinde bulunan rehin nedeniyle davacının rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını, araca 25.000 TL kıymet takdir edildiğini, öncelikle rehnin paraya çevrilmesi ve daha sonra bakiye miktar yönünden icra takibi yapılmasının gerektiğini belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacının tahsilde tekerrür olmamak şartıyla dayanak icra takibini yaptığı, davalı şirket aleyhine yaptığı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip sonucu aracın satılmasından sonra rehin açığı belgesi aldığı, bu haliyle dayanak takip konusu alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının belirgin olduğu, dayanak icra takibinden sonra davadan önce toplam 26.000 TL bedelli çeklerin davacı banka tarafından tahsil edildiği, buna göre dava tarihi itibariyle borcun ödemeler düşülerek bilirkişi tarafından hesaplandığı, davacı şirket ve kefil olan davalıların aynı miktardan sorumlu oldukları, her nekadar davacı bilirkişi raporundan sonra dava miktarını azalttığını bildirerek davayı ıslah etmiş ise de ıslah yoluyla talep sonucunun azaltılamayacağı, takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemeler nedeniyle ödeme yapılan miktar açısından davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, yine gayrinakit alacak yönündeki talebinin sabit olmadığı gerekçesiyle fazlaya ilişkin bu kısım yönünden davanın reddine, davalıların itirazlarının 33.880,58 TL asıl alacak, 2.569,28 TL işlemiş faiz, 128,46 TL % 5 BSMV ve 697,55 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 37.275,87 TL üzerinden dava tarihi olan 27/02/2012 tarihi itibariyle iptali ile takibin devamına, (Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte tahsilde tekerrüre meydan verilmemek ve o dosyada yapılan ödemeler dikkate alınmak kaydıyla), asıl alacağa dava tarihinden itibaren yıllık % 70 temerrüt faizi ve bunun % 5 BSMV’sinin tahakkukuna,davacı lehine icra inkar tazminatına, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Mahkemece dava tarihinden önce yapılan 26,000 TL davalı ödemesi yönünden davacı bankanın itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı olmadığı nedeniyle reddine karar verilmiş ve bu alacakla birlikte red edilen gayrinakit alacak miktarı üzerinden nisbi oranda vekalet ücretine karar verilmiş ise de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. Maddesi gereğince hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde dava şartı yokluğundan red kararı verildiğinden davalı yararına hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilen 26,000 TL’lik kısım yönünden maktu oranda vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu kısım bakımından da nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.