Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/6000 E. 2012/14056 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6000
KARAR NO : 2012/14056
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; davalının müvekkili bankanın kredi müşterisi olan dava dışı … Moda Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti’ nin kullandığı kredilere kefil olduğunu, dava dışı şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, davalının genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesini imzaladıktan sonra bu sözleşme kapsamında verilen tüm kredilere de müteselsil kefil sayıldığını, asıl borçlunun kullandığı krediye kefalet limiti dahilinde müteselsil kefil olmaya devam ettiğini, ikinci sözleşmenin yeni bir borç ilişkisi olmadığını, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev itirazında bulunmuş ve müvekkilinin kefil olarak imzaladığı sözleşme uyarınca dava dışı asıl borçluya verilen kredinin ödeme planına uygun olarak davalı bankaya geri ödenmesi sonucunda müvekkilinin krediden dolayı sorumluluğunun tamamen sona erdiğini, takibe konu edilen borcun müvekkilinin imzaladığı ilk sözleşmeden dolayı dava dışı kredi borçlusuna kullandırılmış bir kredi olmadığını, farklı bir hesaptan farklı bir sözleşme ile kullandırılan kredi nedeniyle müvekkilinin kefalet limiti ile sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili aleyhine yapılan takibin haksız ve kanuna aykırı ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davalının imzası bulunan sözleşmeden önce yapılan bir sözleşme olması halinde borçlunun önceki sözleşmelerden doğan borcuna da kefil olunduğu, bu kapsamda sözleşmenin 70.maddesinin uygulama olanağının bulunabileceği, bir başka deyişle kefilin asıl borçlunun önceki borçlarına da kefil olduğunun kabul edilebileceği, ancak somut olayda davalının sorumlu tutulmak istendiği sözleşmenin tamamen ayrı ve borçlu imzasını taşımayan bir sözleşme olduğu, Borçlar Hukukunun “sözleşmelerin nispiliği”, “sözleşmelerin tarafları bağlaması ve kefalet miktarının belirliliği” ilkelerine aykırı olduğu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 14.03.2002 tarih 2001/5542 esas 2002/1775 karar sayılı emsal kararında da kredi sözleşmesi ile ilgili borç sona ermişse ve borçluya yeni kredi sözleşmeleri ile başka krediler kullandırılmışsa adı geçen kefilin sonraki kredi sözleşmesinden doğan borçtan sorumlu tutulamayacağının açık ve net olarak belirtildiği gerekçesiyle davanın reddi ile bankanın sözleşmenin 70. maddesini kendi lehine yorumlamak suretiyle sözleşmeler arasında bağlantı kurarak takip yapmasının tek başına davacının kötü niyetli olduğunun kanıtı olamayacağından davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.