Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7016 E. 2012/6442 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7016
KARAR NO : 2012/6442
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Alanya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/8976 sayılı Takip dosyasında yapılan 25.06.2010 günlü hacizde 30 adet Midea ve 85 adet Elektra marka klimanın haczedildiğini, bunların 71 adedinin bir başka takip dosyasında kesinleşen ihalede alacağa mahsuben alınmasından sonra üçüncü kişi şirkete satıldığını, 30 adet klimanın ise yine bir başka takip dosyasında haczedildiğini ve buradan satın alındığını, bu takip dosyalarının ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “dava konusu haczin yapıldığı otelde borçlu Bulunç Turizm Ltd. Şti.nin bir sezon kiracı olarak faaliyet gösterdiği, ardından üçüncü kişi şirketin burasını kiraladığı, hacze konu klimaların bir kısmının başka bir takip dosyasında haczedildiği, ancak ihale alıcısı tarafından üçüncü kişiye satıldığı, diğerlerinin ise yine bir başka takip dosyasında hacizli iken üçüncü kişi
tarafından satın alındığı, borçlunun haciz tarihi itibarı ile haciz adresi ile ilişkisinin kalmadığı“ gerekçesi ile davanın tüm mahcuzlar yönünden kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz adresinde davacıdan önce borçlu şirket faaliyet göstermiştir. Buna göre İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararınadır.
İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi, 71 adet klima için ihale tutanağı ve fatura, 30 tanesi için de başka dosyadan yapılan haciz tutanağı ve adi nitelikteki satış sözleşmesine dayanmaktadır. Haczedilen eşyalar ise 85 adet Elektra marka ve 30 adet Midea marka klimadır.
Mahkeme keşif ve bilirkişi incelemesine gerek görmeden sunulan faturaların ve satış sözleşmesinin gerçek olduğunu, mahcuzlara da uyduğunu kabul ederek haczedilen eşyaların tümü üzerindeki haczin kaldırılmasına karar vermiştir.
Oysaki davacının sunduğu belgelere göre aldığı klima sayısı 101, haczedilenler ise 115 tanedir.
Diğer yandan, mahcuzların ve satıldığı iddia edilen klimaların ayırt edici özellikleri belirlenmediğinden karşılaştırma yapılması mümkün olmamaktadır.
Bununla birlikte satış sözleşmesi adi niteliktedir ve faturalar kapsamında ödemenin ne şekilde yapıldığına dair delil sunulmamıştır. Bunların davacının ve satıcı firmanın ticari kayıtlarında yer alıp almadığı, bir başka anlatımla gerçek olup olmadığı bilinmemektedir.
Mahkemece yapılması gereken iş öncelikle, tarafların ticari kayıtlar üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile faturaların ve satış sözleşmesinin gerçekliğini araştırmak, bu arada ödemenin ne şekilde yapıldığına da bakmak, ayrıca hem mahallinde yapılacak keşif incelemesi ile hem de davacının ticari kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile mahcuzların tüm ayırt edici özelliklerini, özellikle imalat yılını, envanter kaydının bulunup bulunmadığını saptamaktır. Bu arada Alanya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2006 ve Alanya 2. icra Müdürlüğü’nün 2008/5322 sayılı Takip dosyalarındaki borçlu şirketlerin tica-
ri kayıtları üzerinden de bilirkişi incelemesi yaptırılarak satıldığı iddia edilen klimaların ayırt edici özellikleri belirlenmeli, toplanacak delillerden sonra davacının dayandığı faturaların ve satış sözleşmesinin gerçek olduğu sonucuna varılırsa bu kez anılan belgelerin ve ihale tutanağının sayı, tür, marka, imalat yılı gibi konular itibarı ile mahcuzlara uygunluğu irdelenmelidir.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.