Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10168 E. 2011/12161 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10168
KARAR NO : 2011/12161
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı … Belediyesi vekili ve davalı … Sigorta AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davacı … idaresinde bulunan araç ile davalıların maliki sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın çarpışmaları nedeniyle davacı … idaresinde bulunan araçta yolcu olarak bulunan …’in öldüğünü, davacılar … ve …’ın yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere … için 500 TL. maddi, 10.000 TL. manevi, 2.750 TL. araç hasarı, … yönünden 1.000 TL. işgücü kaybı, 500 TL. geçiçi işgöremezlik, 10.000 TL. manevi tazminat, İlyas için 2.000 TL. maddi, 10.000 TL. manevi, … için 200 TL. maddi, 8.000 TL. manevi, … için
Şerife’nin ölümü nedeniyle 1.000 TL. destekten yoksun kalma tazminatı 10.000 TL. manevi, … için 1.000 TL. maddi, 5.000 TL. manevi, … için 3.000 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Birleştirilen dosya ise … için 630,97 TL. maddi, … için 76.301,20 TL. … için 85.701,40 TL., … için 1.146,80 TL., … için…’nin ölümü nedeniyle 76.210,05 TL. … için 75.502,87 TL. maddi, tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …vekili, davalı sürücünün çalışanı olmadığını, temizlik işlerinin ihale ile müteahhit şirkete verildiğini işleten ve iş veren olarak sorumlu olmadıklarını savunmuştur.
Davalı … şirketleri vekilleri kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı … Belediyesi vekili ve davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı HMK.nun 294. maddesi ve 1086 sayılı HUMK.nun 388. ve 381. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Mahkemece kısa kararda, hüküm fıkrası oluşturulurken taraflara yüklenen borçlar belirtilmeden yalnızca “davanın kısmen kabulüne” denilmekle yetinilmiştir. Bu hal, HUMK.nun 381/2. (HMK.294.) maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre de; Dava konusu kaza ile ilgili olarak … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda davacı …’in 6/8 oranında davalı … Haydar’ın ise 2/8 oranında kusurlu olduğu anlaşılmış, mahkemece alınan raporda ise davacı …’in %90 oranında, davalı … …’ın ise %10 oranında kusurlu
olduğu belirtilmiş buna göre karar verilmiştir.
Borçlar Kanunun 53. maddesine göre, hukuk hakimi sadece kesinleşen ceza ilamında belirlenen maddi olgularla bağlı olup ceza dosyası ile belirlenen kusur oranları ile bağlı değildir.
Bu durumda mahkemece, kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ veya karayolları Fen heyetinden seçilecek bilirkişi kurulundan ceza mahkemesi dosyası ile birlikte tüm deliller değerlendirilerek kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ayrıntılı gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz edenler yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.