Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8562 E. 2011/2022 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8562
KARAR NO : 2011/2022
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 2.12.2009
No : 110-323
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatif aleyhine kombiyo senedine dayalı olarak icra takibi yaptığını, ancak B.K’ nun 388. maddesi gereğince bonoya imza koyan kooperatif yetkililerinin özel olarak kambiyo taahhüdünde bulunma yetkileri bulunmadığını belirterek bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, takibin iptaline, % 40′ tan az olmamak üzere tazminata karar verilmisini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dosyaya sunulan ve celp edilen bilgi ve belgelere göre takibe konu bononun davacı kooperatifin imzaya yetkili başkan yardımcısı ve muhasip üye tarafından imzalandığı, ticaret sicil memurluğu kayıtlarından bu iki kişinin birlikte kooperatifi temsile ve dolayısıyla kambiyo taahhüdünde bulunma yetkileri olduğu, bu kişilerin imzalarına itiraz edilmediği, takibe ve davaya konu bononun kooperatife ait soğuk hava deposuna ilişkin olarak kasaların yapım bedeli için düzenlendiği ve kooperatif tarafından kullanıldığının duruşmada davacı vekili tarafından imzası ile beyan edildiği, banka dekontundan davacının bonoya ilişkin kısmi ödeme yaparak borcu kısmen kabulü ve 1163 sayılı kooperatifler yasası’ nın 59. maddesine göre kooperatif unvanı altına ve kooperatif adına imzaya yetkili iki kişi tarafından kambiyo taahhüdünde bulunarak düzenlenen bono nedeni ile kooperatifin borçlu sıfatının bulunduğu gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına,17.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.