YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16386
KARAR NO : 2012/6953
KARAR TARİHİ : 25.04.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin yetkiye ve borca itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin ikametgahının Gaziantep’de olup, yetkili icra daireleri ve mahkemelerinin Gaziantep olduğunu, müvekkilinin davacıdan mal veya hizmet satın almadığını, fatura tesliminin yapıldığı iddia edilen müvekkil çalışanı …’nin bu konuda yetkili olmadığını belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığından kendi lehine delil olamayacağı, takibe konu edilen faturaların davalı şirket çalışanı …’ye teslim edildiği, fatura tarihlerinde …’nin davalı şirket çalışanı olduğu, davalı yanca faturalara yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İlamsız icra takibinde gönderilen ödeme emrine karşı borçlu vermiş olduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itirazla birlikte borcun esasına da itiraz etmiştir. Bu itirazdan sonra açılan itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine de itiraz etmiş, mahkemece icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itirazlar hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Yetkili icra dairesinde ilamsız takip yapılması, itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Bu durumda mahkemece, öncelikle İİK.nun 50. maddesi uyarınca icra dairesinin yetkisi incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.04.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Davalı borçlu, icra dairesinin yetkisi ve borca itiraz ettikten sonra açılan itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine de itiraz etmiştir.
Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiş, ancak mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisini incelemesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkemenin kararı bozulmuştur. Bu durumda mahkeme öncelikle önündeki uyuşmazlığı yargılama yetkisinin kendisinde mevcut olup olmadığını araştırmalıdır. Kendisini yetkili görmesi halinde yetki itirazını reddederek icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemeye başlamalıdır. Mahkemece öncelikle kendi yetkisi yönünden inceleme yapması gerektiği belirtilerek kararın bozulması gerekir. Bu nedenle sayın çoğunluğun bozmaya ilişkin görüşüne iştirak edemiyorum.