Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/9179 E. 2011/12438 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9179
KARAR NO : 2011/12438
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu şirket aleyhine yürütülen takipte, Büyükçekmece 2.İcra Müdürlüğünün 2008/4874 Tal. sayılı dosyasından 16.7.2008 tarihinde uygulanan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, istihkak davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davacı 3.kişinin haciz uygulanan adreste uzunca süreden beri faaliyet gösterdiği, borçlunun bu adreste ticari faaliyetinin bulunmadığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği adresle haciz yapılan adresin farklı olduğu, mahcuzların borçluya ait olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile mahcuzların davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, sonuç olarak mahcuzlar üzerindeki “haczin kaldırılması” şeklinde hüküm kurmak gerekirken ve istihkak davalarında mülkiyetin tespitine yönelik karar verilemeyeceği dikkate alınmadan, yazılı şekilde “mahcuzların davacıya aidiyetinin tespitine” dair hüküm kurulması doğru değildir.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Açılan davanın kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına” tümcesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.