Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/6513 E. 2012/6908 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6513
KARAR NO : 2012/6908
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/6203 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Çatalca İcra Müdürlüğü’nün 2007/210 sayılı Talimat dosyasında yapılan 23.03.2007 günlü hacze konu eşyaların ve iş yerinin davacı şirkete ait olup, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, iki şirketin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, mahcuzların fiilen muhafaza altına alınmaması için bedelinin icra dosyasına depo edildiğini, haciz sırasında borçluya ait belgelerin ele geçmediğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı ve borçlu şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiğini, iki şirket arasında ortakları itibarı ile organik bağ bulunduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “borçlu şirket yetkilileri … ve …’in davacı şirketteki paylarını borcun doğumundan önce devrettikleri, aynı iş yeri kompleksi içinde iki ayrı binada faaliyet gösteren borçlu ve davacı şirket arasında organik bağ bulunmadığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz üçüncü kişi ve borçlu şirketlerin bir arada çalıştığı yerde yapılmıştır. İki şirketin kuruluşu borcun doğumundan önce olmakla birlikte aralarında ortaklar itibarı ile organik bağ vardır. İcra dosyası içerisine giren “… Nakliyat Personel Dâhili Listesi” başlıklı fotokopi belgede davacı şirketin dâhili telefon listesinde borçlu şirketin kullandığı petrol ve akaryakıt alanında çalışan iş yeri de gösterilmektedir.
Bu koşullarda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan davacı üçüncü kişi, vergi levhası, ticaret sicil kaydı gibi delillerin yanı sıra borcun doğumundan önce düzenlenmiş faturalara da dayanmaktadır.
Bu durumda bilirkişi refakatinde yapılacak keşif incelemesi ile faturaların mahcuzlara uygunluğunun marka, sayı, tür, model, varsa seri numarası gibi özellikleri yönünden araştırılarak, fatura kapsamında kalmayanlar açısından davanın reddi, kalanlar açısından ise kabulü gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 28.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.