YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6629
KARAR NO : 2011/1090
KARAR TARİHİ : 02.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 18.12.2009
No : 46-529
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının çeke dayalı yapılan icra takibinde borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeklerin çek vasfını yitirdiğini, davacının alacaklı olduğunu kanıtlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, çeklerdeki imzaya itiraz edilmediği, tanık anlatımlarından taraflar arasındaki mal alışverişi nedeniyle çeklerin davalı tarafından düzenlendiği, bedelinin davacıya ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında ticari ilişki olduğu, bu ilişki karşılığında davalı yanın davacıya çekler vermiş olduğu, çeklerin zamanaşımına uğradığı, bu nedenle davacının çeklere dayanarak davalı aleyhine ilamsız takip yaptığı, davalının takibe itiraz ettiği, takibin durduğu hususları ihtilafsızdır.
Zamanaşımına uğramış çekler yönünden kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilse de, arada temel ilişkinin bulunması halinde bunlara davacı yan yazılı delil başlangıcı olarak dayanabilir ve alacağını her türlü delille kanıtlaması mümkündür.
Somut olayda taraflar tanıklarını bildirmiş, bildirilen tanıklar mahkemece dinlenilmiştir.
Dinlenilen davacı tanıkları davacı iddiasını, davalı tanıkları ise davalı yan savunmasını doğrular biçimde beyanda bulunmuşlardır. Davacı zamanaşımına uğrayan çeklerin satılan mal karşılığı verildiğini iddia ederken, davalı taraf bu çeklerin teminat olarak verildiğini savunmuştur. Davalı cevap dilekçesinde delil olarak tanık dışında ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır.
Bu durumda mahkemece, tarafların tacir oldukları gözetilerek, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sadece davacı tanıkları dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 2.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.