Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7408 E. 2011/2724 K. 02.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7408
KARAR NO : 2011/2724
KARAR TARİHİ : 02.03.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, dava dışı …..’in keşideci müvekkilinin kefil olarak yer aldığı 22.000.-TL.tutarlı bonoya dayalı şekilde davalı yanca takip başlatılmış ise de, keşideci ……l’ın keşide tarihi itibariyle kısıtlı bulunduğunun mahkeme kararıyla sabit olduğu ve böylece kefil sıfatıyla bonoda imzası bulunan müvekkilinin de borç nedeniyle sorumlu tutulamayacağını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, bono ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müteselsil borçlu olarak bonoyu imzaladığını, davacı iddialarının doğru bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu senet keşidecisinin tanzim tarihi itibariyle vesayet altında bulunması neticesinde asıl borçlu keşideci yönünden geçerli olmayan bonodan dolayı davacı kefilin de sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, senedin davacı yönünden iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu takibe dayanak oluşturan bono üzerinde davacının müteselsil kefil olarak ayrı ve bağımsız bir borç külfeti altına girdiği gözetilmeden yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.