YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11853
KARAR NO : 2011/236
KARAR TARİHİ : 18.01.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacılar vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av…. gelmiş davalı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, icra takibine konu senetten dolayı borçlu olunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Davalı banka vekili, davacıların kredi borçlarının bulunduğu, Genel Kredi Sözleşmesinin hükümleri çerçevesinde artan kaynak maliyetleri nedeniyle kredi faiz oranının artırıldığını, yeni ödeme planına göre taksitlerin ödenmediğini, borcun ödenmesi için bankaya verilen senede dayalı icra takibine girişildiğini bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 25.02.2008 tarihli kararı ile mahkemenin görevi yönünden bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi kurulu raporuna göre davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı banka tarafından davacılardan … Otom.Nak.Gıda Paz.Tic.Ltd.Şti.lehine 16.06.2000 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca 65.000.00.-TL kredi kullandırıldığı, diğer davacıların Genel Kredi Sözleşmesinin müşterek borçlu-müteselsil kefil oldukları, aynı tarihte kredi borcunun faizleri ve diğer ferileri de kapsayacak şekilde toplam 97.721,09.-TL üzerinden 30 ay vadeli ödeme planına bağlandığı, bu ödeme çerçevesinde aylık taksitler olan 3.257.36.-TL üzerinden çekler verilerek ödemenin bu çeklerle yapılacağının kararlaştırıldığı, iddia, savunma, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Her ne kadar taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinde davalı bankanın akdi faiz oranını tek taraflı olarak artırma yetkisi bulunmakta ise de, taraflarca borç ve ferilerinin ödeme planına bağlanıp, aylık taksitler halinde çekler düzenlendikten ve bu şekilde mutabakata varıldıktan sonra bankanın tek taraflı olarak faiz artışında bulunması somut olay bakımından mümkün değildir.
Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.