Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/3084 E. 2012/8967 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3084
KARAR NO : 2012/8967
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ….ile davalı vek. Av. ….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Dava, çalıntı çek bedelinin yetkili hamil olmayan davalıya, davacı banka tarafından ödenmesi üzerine, yabancı muhatap banka tarafından geri alınan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, usulüne uygun delillerle kanıtlanamayan davanın reddine dair verilen karar davacı banka vekilinin temyizi üzerine
Dairemizin 15.06.2009 gün …. sayılı karar ile “ Davalı, dava konusu çeki, çek arkasında isim ve imzası bulunmayan …’dan alındığını, hazırlık soruşturması aşamasında Cumhuriyet Savcılığında alınan savunmasında ileri sürmüştür. Davalının bu beyanı gözetildiğinde …’nın çekte cirosu bulunmadığından ciro silsilesinde bir kopukluk mevcuttur. Bu durumda mahkemece davalının yetkili hamil olup olmadığı konusu üzerinde yeterince durularak yetkili hamil olmadığı sonucuna varılır ise davacı bankaca davalıya ödenen bedeli sebepsiz iktisap hükümlerine göre geri isteyebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekil de hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” Gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonunda; çekin yasal unsurlarının tamam olduğu, davalının kötüniyetli hamil olduğu hususunu ve kötüniyetli takip yaptığı hususunun yazılı delillerle açıkça ortaya konup ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından tahsil amacı ile davacı bankaya ibraz edilen dava konusu çek bedeli, davacı banka ile Almanya’daki muhabir banka arasındaki anlaşma gereği rezervli olarak muhabir banka tarafından davacı bankaya ve davacı banka tarafından da davalıya ödenmiştir. Daha sonra çekin çalıntı olduğu ihbarı yapılmış olması nedeniyle çek bedeli davacı bankadan, Alman Muhabir banka tarafından geri alınmıştır. Ayrıcı çek dava dışı “ Basf Durck systeme Gmbh” firmasının emrine düzenlenmiştir. Çekin arkasında davalıya ciro edildiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi ciro yolu ile teslim olduğunu savunduğu … adına da çek lehtarı tarafından yapılmış bir ciro bulunmamaktadır.
Bu durumda, davalının yetkili hamil olduğundan bahsedilemez. Ayrıca anılan dava konusu çekin sol üst köşesinde çapraz yazı ile yazılan Nur Zurveninung” ibaresi ile “ çekin lehtarı tarafından tahsil edilebileceği ciro edilemeyeceği” şerhi de gözetilerek davacı bankanın sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca açtığı davanın kabulü gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçeleriyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı banka yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.