Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5975 E. 2012/12880 K. 13.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5975
KARAR NO : 2012/12880
KARAR TARİHİ : 13.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. … ve yetkili temsilcisi İlker…’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacılar vekili, tarafların uzun yıllardır ticari ilişkide olduklarını, davalıdan meşrubat koymak için dolap aldığını, alınan dolap için senet imzalandığını, ancak davalının söz konusu senet bedelinin yazılı olduğunu söyleyince aradaki ilişkiye dayanarak senedi imzaladıklarını, bu imzanın aslında senet defteri tabir edilen deftere yapıldığını, fakat davalının senet bedelini sonradan kötü niyet ile fahiş tutarda doldurarak 240.000.00 YTL’lik mal verdiği iddiasıyla aleyhe icra takibine başladığını, senette malen kaydı olduğu halde tanzim tarihi itibariyle davalıdan bu tutarda mal alınmadığını belirterek, davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibinin iptaline, %40’tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bononun buzdolabı satışı karşılığı verilmediğini, davalı firma sahibi olan İlker Karaoğlu’nun davacılara nakit para verdiğini ve başka yerlere olan borçlarına kefil olduğunu, borcun nasıl ödeneceğine ilişkin hesaplaşma sırasında davalı şirketin bonosu bulunduğundan bunun imza edildiğini, İlker Karaoğlu ve dolayısıyla davalı firmanın bono nedeniyle alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı tarafın senedin dolap alımı için verildiğini, davalı yanca kötü niyetle ve fahiş rakamla doldurulduğunu iddia ettiği, davalının ise arada mal alış verişi olmayıp, bononun elden nakit olarak verilen para ve kefaletler olduğunu beyan ettiği, davaya konu bonoda ise “malen” kaydı bulunduğu, böylece senedin ihdas nedenini davalının talil ettiği ve ispat yükünün davalıya geçtiği, davalının savunmasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davacı yanın teklif olunan yemini eda ettiği gerekçeleriyle davacının davaya konu 240.000.00 TL tutarlı bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının bononun ve takibin iptali yönündeki talebinin bu dava ile hallinin mümkün olmaması sebebiyle ve yine davacının kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Mahkemece menfi tespit davasının kabulü ile davacıların takip konusu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş olmasına rağmen, hüküm kısmında bu karar ile çelişecek şekilde davacı yanın bononun ve takibin iptali istemlerinin reddine şeklinde hüküm oluşturulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir olunan 900.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, peşin harcın iadesine 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.