Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11214 E. 2012/15119 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11214
KARAR NO : 2012/15119
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

İhtayati haciz isteyen: … Ltd. Şti. vek. Av. … ile Aleyhine ihtiyati haciz istenen … aralarındaki İhtiyati haciz isteminin reddi kararına itiraz davası hakkında Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 17.02.2012 gün ve 168 D. İş 168 sayılı kararın İhtiyati haciz isteyen vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.

– K A R A R –
İhtiyati haciz isteminde bulunan vekili, ticari satımdan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla ihtiyati haciz isteminde bulunmuş, mahkemece ihtiyati haciz istemi 14.02.2012 tarihinde reddedilmiştir.
İhtiyati haciz isteyen vekili, mahkemenin ihtiyati haciz isteminin reddine dair kararına itirazda bulunarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz isteminin reddine dair kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine dair karara yapılan itiraz reddedilmiş bu karar ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK’nun) “İhtiyati haciz kararı” başlıklı 258’inci maddesi “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.-Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.” hükmünü taşımakta iken; bu hükme 17.07.2003 gün ve 4949 sayılı Kanunun 60’ıncı maddesiyle “İhtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklı kanun yoluna başvurabilir.” şeklindeki son fıkra eklenmiştir.
Yukarıda açıklanan değişikliğe paralel şekilde İİK’nun 265’inci maddesi “İhtiyati haciz kararına itiraz” başlığını taşımakta iken, anılan 4949 sayılı Kanun ile başlığı “ihtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz” olarak değiştirilmiş; ayrıca madde metninde yapılan değişikliklerin yanı sıra, “İtiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Yargıtay bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. Temyiz, ihtiyati haciz kararının uygulanmasını durdurmaz.” şeklindeki son fıkra eklenmiştir.
İİK’nun 258’inci maddesi ihtiyati haciz isteminde yetkili mahkemeyi ve esasları düzenlemekte, istemin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceğini öngörmektedir. İİK’nun 265’inci maddesi ise, ihtiyati haciz isteminin kabulü halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu karara itiraz edebilecekleri, itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yolunun açık bulunduğu, Yargıtay’ın temyiz incelemesi üzerine vereceği kararın da kesin olacağı hükmünü taşımaktadır. Dolayısıyla, 258’inci madde ihtiyati haciz isteminin reddi halinde alacaklının; 265’inci madde ise, bu istemin kabulü halinde borçlunun ve menfaatleri ihlal edilen üçüncü kişilerin başvurabilecekleri kanun yollarını düzenlemektedir. Anılan açık kanun hükümleri uyarınca ihtiyati haciz istemi reddedilen alacaklıya itiraz hakkı tanınmamış olup, sadece kanun yollarına başvurma hakkı tanınmıştır. Kanun koyucunun ihtiyati haciz isteminin reddine dair kararlara karşı alacaklıya itiraz hakkı tanımasına yasa yapma tekniği bakımından bir engel olmadığı dikkate alındığında, kanunda yer verilmeyen bu kuralın içtihat yoluyla konulması yorum kuralları ile bağdaşmaz.
Öte yandan kanun koyucu ihtiyati hacze ilişkin kararlara karşı başvurulabilecek kanun yollarını açıkça ve ayrıntılı şekilde düzenlemiştir. İİK’nun 258’inci ve 265’inci maddelerinde yer alan kanun yollarına ilişkin düzenlemeden de anlaşılacağı üzere ihtiyati hacze ilişkin her türlü karara karşı tüm kanun yolları da açık değildir. İİK’nun 258’inci maddesinde ihtiyati haciz isteminin reddine dair kararlara karşı temyiz ve karar düzeltme yolu açık iken, İİK’nun 265’inci maddesine göre ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen kararlara karşı sadece temyiz yolu açıktır .
Esas Karar
2012/11214 2012/15119
(HGK 15.10.2008 T, 2008/19-626 E, 2008/629 K ;HGK, 05.12.2007 T, 2007/11-977 E., 2007/935 K; HGK, 23.11.2005 T, 2005/11-576 E, 2005/638 K). Diğer ve tamamlayıcı bir anlatımla ilk derece mahkemeleri tarafından verilen nihai kararların temyiz edilebileceğine dair genel ilke, ihtiyati haciz kurumu bakımından tamamen kaldırılmamış, sadece İİK’nun 258’inci ve 265’inci maddelerinde sınırları çizilen bir alanda bu ilkeye istisna tanınmıştır. İstisnanın konusu dışına çıkmaması gerektiğinden ve ihtiyati hacze ilişkin kararların nihai karar niteliğinde olmadığı da açık olduğundan, temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.