YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8267
KARAR NO : 2011/10037
KARAR TARİHİ : 14.07.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemes
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %40 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, bir kısım parayı yatırdığını, kalan borcun gelecek seneye erteleneceğinin söylendiğini, borcu kabul etmediğini bildirmiştir.
Davalı … vekili, …’ya kefil olduğunu, 2006 yılındakinin dışında kefaleti olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl borçlu …’nın 997997-4-2 nolu hesabındaki borcunu ödemiş olması nedeniyle dava konusuz kaldığından davanın reddine, … nolu hesap yönünden 623 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne ve itirazın kısmen iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-15.3.2011 tarihli davacı banka yazısında dava konusu her iki hesaba ait borcun da ödenmiş olduğunun belirtilmiş olmasına ve kararın gerekçesindeki mahkemenin kabulünün de bu yönde bulunmasına rağmen … numaralı hesap bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
2-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 388/son hükmüne göre, “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Hükmüne uyulan bozma ilamında davaya konu 22.10.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefil olan davalı …’ün imzasının bulunmaması nedeniyle bu sözleşmeden dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığının belirtilmesine ve kararın gerekçesine göre mahkemenin kabulünün de aynı yönde bulunmasına rağmen hüküm fıkrasında bu alacak bakımından kefil olan davalıya karşı yöneltilen istem hakkında bir karar verilmemiş olması yukarıda anılan kanun hükmüne aykırıdır.
3-İtirazın iptali davasına konu iki hesaba ilişkin alacak … İcra Müdürlüğünün 2009/1938 E. sayılı takip dosyası ile talep edilmiş ve vaki itiraz üzerine temyiz incelemesine konu bu dosyada itirazın iptali istemi hakkında bir karar verilmiştir. Sonuç itibarıyla bir icra takibi ve bir dava dosyası bulunmakta olup, asıl borçlu davalı … aleyhine her hesap yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
4-Ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı hâllerde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.