YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8623
KARAR NO : 2011/2227
KARAR TARİHİ : 22.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.sıfatıyla)
Tarih : 04.02.2010
Nosu : 178/21
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili banka ile müteveffa … arasında imzalanan kredi sözleşmelerini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, keşide edilen hesap kat ihtarına rağmen borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin imzaladığı sözleşmedeki kefil olunan miktar hanesinin sonradan doldurulduğunu, 6.4.2007 tarihli sözleşmenin 5.12.2005 tarihli sözleşme ile ilgisinin olmadığını, iki sözleşmenin birbirinin eki ve devamı olduğunun kabul edilemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu gerekli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine olanak verecek açıklıkta da değildir. Bu nedenle mahkemece davalının ileri sürdüğü itirazlar dikkate alınarak, davacı bankanın defter ve kayıtları ile dayanağı belgeler üzerinde konusunda uzman yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak bankanın icra takip tarihindeki alacağının tespitinde kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu gözetilip varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02 .2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.