YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6358
KARAR NO : 2012/2469
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı şirketin hazır giyim imalatı, pazarlama ve satış işi ile iştigal ettiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında 23/02/2007- 26/02/2009 tarihleri arasında giyim eşyası alınması nedeni ile ticari ilişki oluştuğunu, bu ticari ilişki neticesinde değişik tarihlerde bir çok defa davalı şirketin fatura karşılığı müvekkiline giyim eşyası gönderdiğini, müvekkilinin ise davalı şirket tarafından kendisine gönderilen bu mallardan kabul etmediklerini fatura karşılığında davalı şirkete iade ettiğini, kabul ettiği malların bedellerini ise banka havalesi ve banka çekleri ile davalı şirkete ödediğini, davalı şirketin, müvekkilinin borcu olduğu gerekçesiyle ticari ilişki başlangıcında davalı şirket lehine davacı müvekkili tarafından verilmiş olan … Bankası … Şubesine ait 20.000,00-TL tutarındaki teminat mektubunu 02/03/2009 tarihinde tahsil ettiğini, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği 26/02/2009 tarihi itibarı ile müvekkilinin davalıdan 30.671,73-TL alacaklı olduğunu, müvekkilinin fazla yaptığı 30.671,73-TL tutarındaki ödeme için davalı şirkete ihtarname keşide ettiğini, akabinde borç ödenmeyince davalı şirket aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak davalı borçlunun borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %40’tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın ispatlanmadığını, davacı tarafın beyanlarını ve taleplerini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; her ne kadar davacı, bir kısım malları davalıya fatura karşılığında iade ettiğini, kabul ettiği malların bedelini ise banka havalesi veya çek vasıtasıyla ödediğini beyan etmiş ise de; davacı tarafından davalı şirket adına kesilen 26/02/2009 tarihli 23 adet açık iade faturasında yazılı olan malların davalıya teslimi ile ilgili sevk irsaliyesi veya herhangi bir teslim belgesinin dosyaya sunulmadığı, ayrıca davacının dosyaya sunmuş olduğu banka havale dekontları ve çek ödeme belgelerinin hangi mallara ilişkin olduğunun usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 2006-2009 yılları arasında cari hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişki bulunduğu yönünde uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacının, aralarındaki ticari ilişki sebebiyle davalıya fazla ödemesi bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır. Davacı vekili hükme dayanak alınan bilirkişi raporuna gerekçelerini de göstermek suretiyle itiraz etmiştir. Buna göre Mahkemece sözü geçen ticari ilişki dönemi içerisindeki tüm belge ve kayıtlar ile taraflarca sunulan deliller birlikte değerlendirilerek gerektiğinde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tarafların alacak-borç durumlarının tespiti gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.