YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5178
KARAR NO : 2011/15242
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinden fatura karşılığı hizmet aldığını ve defterine kaydettiğini, buna rağmen borcunu ödemediğini, bunun üzerine hakkında başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini belirterek davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödeme emri tebligatının akşam geldiğini, aynı günün sabah saatinde davacıya 1500 TL ödeme yaptıklarını, davacıya müvekkilince verilen 3.450 TL tutarlı çekin davacı yanca tahsil edildiğini, ayrıca davacıya 3.450 TL’lik ödeme yapıldığını, ödemeye ilişkin makbuzu dosyaya sunduklarını, bu ödemeler düşüldüğünde davacı şirkete borçlarının olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 3.450 TL’lik çekin ibraz edildiği bankadan alınan yazı cevabında çekin bankaya davalı tarafından ibraz edildiği ve karşılığı çıkmadığından 01.04.2008 tarihinde davalıya iade edildiğinin bildirilmesi karşısında çek bedelinin davacı tarafından tahsil edilmediği, buna karşılık dosyaya örneği sunulan ve “reklam ve hizmet bedeli avansı olarak 3.450 TL alınmıştır” şeklinde açıklama ihtiva eden, altında davacı şirket temsilcisinin imza ve kaşesi bulunan belgeye göre davalının davacıya hizmet bedeli olarak 3.540 TL tutarında nakit ödeme yaptığının anlaşıldığı gerekçesiyle yapılan ödemeler davacının alacağından mahsup edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yan, cari hesap alacağına ilişkin olarak takip yapmış, itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasını açmıştır. Davalı taraf ise cari hesap borcu olduğunu kabul ederek bu borcun verilen çek, elden yapılan ödeme ve makbuz karşılığı yapılan ödeme ile kapatıldığını savunmuştur
Dosya içeriğinden çekin davalı yanca muhatap bankaya ibraz edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Çekin borçlu davalı elinde bulunması, bu miktar tutarın ödendiğine karine teşkil eder. Bu karinenin aksini davacı usulüne uygun delillerle kanıtlamak zorundadır. Ne var ki anılan çekte davacının herhangi bir sıfatı bulunmadığı gibi cirosu da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davalının bu çeki davacıya borcuna karşılık verdiğini ve borcunu ödedikten sonra çeki geri aldığını kanıtlaması gerekir.
Öte yandan davacı yan, davalının sunmuş olduğu 30.04.2008 günlü 3.450 YTL avans ödemesine ilişkin makbuz altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece bu iddia üzerinde yeterince durularak bu belgedeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı saptanıp sonucuna uygun bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.