Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5678 E. 2012/19116 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5678
KARAR NO : 2012/19116
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av…. ve davalı Şirket yetkilisi ….. ile vek. Av. ..y’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-

Davacı vekili, davalı tarafa 29.04.2004 tarihli fatura ile satılarak teslim edilen 33.960,20 USD karşılığı malların bedeli ödenmeyince ihtar çektiklerini ve icra takibine başladıklarını ileri sürerek davalının haksız itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Astana/Kazakistan’daki projede kullanılan plaka camların tedarikçisi olduğunu, davacıdan alınan reflekte camların müvekkili fabrikasında işlendiğini, camların projede kullanılmasından sonra ayıp içerdiğinin anlaşılması ile bu durumun tespit ve rapor edildiğini, camların bina cephesine takıldıktan sonra %10-15 oranında spendral camların kenar bölgelerinde puslanmalar ortaya çıktığını, bu ayıpla ilgili şikayetlerin yüklenici ve … sahibi firmaca müvekkiline aktarıldığını, yüklenici firmanın malı bu halde alamayacağını söylemesi üzerine müvekkilince 160-180 m² civarındaki camların yeniden yapılarak değiştirildiğini ayıplı mal için yüklenici firmaya nefaset bedeli ödediklerini, bu bedelin müvekkilinin alacaklarından mahsup edildiğini nefaset bedeli adı altında davalı alacağından kesilen tutar ile davalının katlanmak zorunda kaldığı zararların talep edilen fatura bedelinden daha fazla olduğunu, davacıya borcu bulunmadığını, davacının sorunu kendi ürettiği camlarda görmeyip camlardaki kusurlu boyadan kaynaklandığını iddia ettiğini, … üreticisi davacının, camlarında hangi boyanın kullanılması veya kullanılmaması gerektiği noktasında teknik uyarısı olmadığını, müvekkiline yüklenebilecek kusur bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, satıma konu camlardaki ayıbın … imalatından kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına itirazının 40.888,08 TL asıl alacak ve 3.441,07 TL işlemiş faiz toplamı 44.329,15 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına; asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine hükmolunan miktarın %40’ı oranında hesaplanan 17.731,66 TL icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı şirket, davalıya satılan mal bedelinin tahsili için yapılan takibe vaki itrazın iptalini istemiş davalı şirket ise davacıdan projede teknik özellikleri belirtilen camları satın alarak, fabrikasında projeye göre işleyerek Astana/Kazakistan’da bulunan proje konusu yere montajını yapan Kontürsel firmasına gönderildiğini, ne var ki satıma konu camın bina cephesine takıldıktan sonra %10-15 oranında kenar bölgelerde puslanmalar ortaya çıktığını, 160-180 m² civarındaki camların yeniden yapılandırılarak değiştirildiğini ayıplı üründen kaynaklı olarak Kontürsel firmasının kendisine nefaset bedeli adı altında kesinti yaptığını, bu durumu davacıya bildirdiğini, haberi olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, satıma konu malın ayıplı olup olmadığının tespiti bakımından bir asıl rapor, bu rapora itiraz üzerine bir ek rapor alınmıştır. Ne var ki, davalı vekili alınan ek rapora itirazlarını içeren 23.05.2011 havaleli dilekçesinde, bilirkişilerin spesifik bir konu olan … üretimi ve camın işlenmesi hususlarında yeterli bilgi ve uzmanlıkları olmadıklarını bildirerek bu konuda uzman bilirkişilerden rapor alınmasını istemiştir.
Bu durumda mahkemece satıma konu maldaki ayıbın varlığının saptanması için, … üretimi ve … işlenmesi konusunda uzman olan bilirkişiden veya bilirkişi kurulundan, davacı şirkete ait işleme yönergesi ve diğer talimatlarını da dikkate alınarak, davalının cama uyguladığı işlemin bu kapsamda değerlendirilerek ve tartışılarak Yargıtay denetimine açık, elverişli yeni bir rapor alınıp, verilecek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı şirket yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.