Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2013/9530 E. 2013/27940 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9530
KARAR NO : 2013/27940
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı vekili, davacı işçi adına açtığı işçilik alacaklarının tahsili istemli kısmi davanın yargılaması sırasında 19.06.2013 tarihli celsede zapta geçen beyanı ile davalının mal kaçırma ihtimali olduğunu belirterek, davalıya ait tapu kaydı sunulan taşınmazına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece aynı celsede ara kararı ile ihtiyati tedbirin dava konusu çekişmeli şey üzerine konulacağı, konusu para alacağı, olan için uyuşmazlık konusu olmayan mal üzerine ihtiyati tedbir kararı uygulanamayacağı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.
Verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından kanun yoluna getirilmiş olup Dairemizin 6100 sayılıl HMK.’un 391/3 maddesi uyarınca inceleme görevi ve yetkisi bulunduğu anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya inelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

6100 sayılı HMK.’un 389. Maddesine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir”. İhtiyati tedbirde asıl olanın, ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması olduğu, maddenin gerekçesinde açıkça belirtilmiştir. Gerekçe de uyuşmazlık konusu hakkında açıklayıcı bir tespite yer verilmemiştir. Özellikle konusu para alacağı olan ve belirli alacak davasına konu olamayacak uyuşmazlık konusunda, para alacağının teminat altına alınması için borçlunun taşınır veya taşınmaz mallarına ihtiyati tedbir konulup konulmayacağı tartışmalıdır. Zira yasa da açıkça uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir. Belirsiz veya kısmi davada alacak belirlenen kadar ki yargılama sürecinde veya başında ihtiyati haciz yolu ile alacağın teminat altına alınması olanağı bulunmamaktadır. Maddenin lafzi yorumunda para alacağının teminat altına alınması için uyuşmazlık konusu olmadığı için borçlunun taşınır veya taşınmaz mallarına ihtiyati tedbir konulamayacağı belirtilebilir. Ancak asıl olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Gerekçe bu iki hususu yeterli kabul etmektedir. Kaldı ki ihtiyati tedbir, ihtiyati hacze göre daha hafif sonuçları olan bir koruma tedbiridir. İhtiyati tedbirde borçlu yönünden sadece kayden tedbir konulmakta ve borçlu tedbire konu mal üzerinde sınırlı da olsa tasarrufuna devam edebilmektedir. O halde kısmi dava veya belirsiz alacak davasında, hakkın bulunması ve sebebin ortaya çıkması halinde borçlunun taşınır veya taşınmaz malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasında ve karar verilmesinde yasal bir engel bulunmamaktadır.
Dosya içeriğine göre davacı işçilik alacaklarının tahsili amacı ile kısmi dava açmış ve davalının alacakların tahsilini imkansız hale getirmek için mallarını kaçırdığını, belirterek, tapu kaydı sunulan taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının iş ilişkisi nedeni ile işçilik alacaklarını talep ettiği, bu anlamda bir hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının hakkının olması nedeni ile taşınmazın tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istemesinde yasal bir engel bulunmamaktadır. Ancak hakkın bulunması yeterli değildir. Ayrıca ihtiyati tedbir için yasadaki sebeplerin de ortaya konulması veya çıkarılması gerekir.
Mahkemece davacının iddia ettiği gibi davalının alacakların tahsilini imkansız hale getirmek için mallarını elden çıkarıp çıkarmadığı, hakkında boşanma davası olup olmadığı yönündeki sebepler ortaya çıkarılmalı ve var ise ihtiyati tedbir kararı verilmelidir. Bu nedenle eksik araştırma ve yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.