Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/6152 E. 2011/816 K. 27.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6152
KARAR NO : 2011/816
KARAR TARİHİ : 27.01.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılardan ….Müh.Ltd.Şti. ile müvekkili banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının da kefil sıfatıyla bu sözleşmeyi imzaladığını, davalıların bu sözleşmeden doğan borcu ödememesi üzerine başlatılan icra takibine davalılarca haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davaya cevap vermemiş, ancak bilirkişi raporuna karşı sunduğu beyanda davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin kullanmış olduğu kredilerden doğan borcunu ödemediği, diğer davalının da kefil sıfatıyla bu borçtan sorumlu olduğu, bu nedenle de itirazlarında haksız olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davalılar vekilinin 31.05.2010 tarihli ek temyiz dilekçesi ekinde sunulan 19.11.2003 tarihli teminat mektubu fotokopisinde bu teminat mektubunun 31.12.2005 tarihine kadar geçerli olduğu yazılıdır. Bu durumda mahkemece öncelikle anılan teminat mektubunun geçerlilik süresi yönünden araştırma ve inceleme yapılarak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, bu yönler araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Öte yandan taraflar arasındaki sözleşmede temerrüt tarihi itibariyle bankanın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından en yüksek kredi faiz oranının, %50’sinin ilavesi suretiyle bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanacağı öngörülmüştür. Temerrüt tarihinin 07.01.2009 olduğu bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır.
Mahkemece temerrüt tarihi itibariyle sözleşme hükmünde belirtilen temerrüt faizi oranı yönünden araştırma ve inceleme yapılmadan 2007 tarihindeki faiz oranları üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması da doğru olmadığı gibi dava kısmen reddedildiği halde kendilerini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmemedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.