Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9825 E. 2012/15048 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9825
KARAR NO : 2012/15048
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili ; davalının, müvekkili aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2009/10195 Esas sayılı dosyası ile 13/03/2009 tarih ve 23750 TL ve 11/04/2009 tarih 23.000 TL bedelli toplam 46750 TL lik kambiyo takiplerine mahsus icra takipleri başlattığını, takibe konu çeklerin … Bank İmsan İkitelli şubesinden alınmış görülmesine karşın müvekkilinin bu şubeden alınmış çek karnesi bulunmadığını, müvekkilinin bu şubeden sadece konut kredisi kullandığını, çek hesabı bulunmadığını, bankadan çek karnesinin iadesinin istenildiğini, bunun üzerine durumu öğrendiğinde bankadan sonuç alamayınca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ve yetkili Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/26160 esas sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davaya konu çeklerde ciranta olarak …Ltd.Şti.ve …’ın bulunduğunu, müvekkilinin haricen almış olduğu uzman görüşüne göre çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve İstanbul 2.İcra Müdürlüğünün 2009/10195 Esas sayılı takibin iptaline, davalının %40’dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili ; … Ltd.Şti.nin müvekkili bankanın Silivri şubesi borçlusu olup, kredi borcu ödemediğinden hesaplarının katedildiğini, davacı … tarafından keşide edilen dava konusu iki adet çekin kredinin teminatı olarak alındığını, kredi borcunun vadesinde ödenmeyince de İstanbul 2.İcra Müdürlüğünün 2009/10195 esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, borçluya tebligat yapılamadığından icra takibinin henüz kesinleşmemiş olduğunu, davacı …’nin … Ltd.Şti.nde çalıştığını, ilgili şirketin vekili tarafından Bakırköy 3 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/662 Esas sayılı dosyasında verilen çalışan listesinde de  …’nin adının geçtiğini, ilgili şirket tarafından verilen çeklerin tamamında imza inkarı olduğunu, bu durumun da İtimat Makine ve çalışanlarının iş  birliği içerisinde hareket ettiğini, yine açılan soruşturma dosyasında Avukat Abdulkadir Yücesoy’un hem İtimat Makine’nin hem davacının avukatlığını yaptığını, davacının suç duyurusunda bulunduğu şirkette çalışmaya devam etmesininde de  hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının bu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu  belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacı adına Finansbank İmsan ikitelli şubesinde çek hesabı açıldığı ve çek karnesinin … tarafından imzalı belge üzerine …’a teslim edildiği, takibe konu çeklerde bulunan imzanın davacıya ait olmadığının imza incelemesi ile tereddütsüz olarak ortaya çıktığı, her ne kadar davalı davacının kendilerine kredi borçlusu olan İtimat Makine Ltd.Şti.nde çalıştığını , imza kendisine ait olmasa da borçtan sorumlu olacağını belirtmiş ise de, kendilerine kredi borçlusu olarak İtimat Makine Ltd.Şti. bulunmakta olup, yine takibe konu çekler kambiyo senedi niteliğinde ve kambiyo senedi neticede illetten mücerret borç ikrarı mahiyetinde olduğu,çeklerdeki imzanın davacıya ait olmaması karşısında çeklerin kambiyo senedi vasfının ortadan kalktığı ve çeklere dayalı olarak açılan takibin dayanağı kalmadığı, yasal bir takip niteliğini yitirdiği, bu haliyle davacının dava dışı şirkette çalışıyor olması ve bu durumu biliyor olduğu iddiasının sonucu değiştirmeyeceği, çeklerdeki imzanın davacıya ait olmadığının sabit olması karşısında takibin yasal bir takip olmadığı anlaşıldığından davacının dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve usulüne uygun olmayan takibin iptaline, her ne kadar davacı kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de davalının kötü niyetli olarak takipte bulunmadığı, neticede çeklerde imza incelemesi yapılarak bu durumun daha sonra ortaya çıktığı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.