YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3739
KARAR NO : 2011/13697
KARAR TARİHİ : 02.11.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine yaptığı takibin dayanağı olan çekin şirketi temsil yetkisi bulunmayan dava dışı Remzi Ceylan tarafından imzalandığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takibe dayanak çekin keşide tarihinden önce, 27.08.2009 tarihinde çeki imzalayan ortağın temsil yetkisinin kaldırıldığı, çekin borç doğurabilmesi için keşide tarihinde davacı şirketi temsile yetkisi bulunan kişi tarafından imzalanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takibe dayanak çekle ilgili davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü davacı vekiline, 19.01.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesinin, H.U.M.K.nun 432.maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 15.02.2011 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Dava çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu çekte keşide tarihi 30.11.2009 yazılmış ise de, davalının sunduğu çek örneğinde 25.08.2009 tarihinde takasa verildiği görülmüştür.
Mahkemece çekin takasa verildiği tarih araştırılarak ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediği, ileri tarihli çek ise, çekin takasa verildiği tarihte ….’ın davacıyı temsile yetkili olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.