Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10367 E. 2012/4897 K. 26.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10367
KARAR NO : 2012/4897
KARAR TARİHİ : 26.03.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı şirkete satılan mallara karşılık yapılan ödemelerin düşülmesinden sonra kalan 5.689.97 TL. alacağın ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan 2008/13250 E. sayılı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket; satın aldıkları malın bedelini ödediklerini davacının icra takibine konu ettiği faturalara ilişkin malları teslim almadıklarını beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacı tarafın dayandığı yemin delilini davalının oturuma katılarak kabul ettiği halde yemin etmekten imtina ettiği ve ödeme savunmasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya mal satıp teslim ettiğini ancak bedelini alamadığını iddia etmiş, davalı ise davacı ile aralarında daha önce bir süre ticari ilişki bulunduğunu ancak bu ilişkinin sona erdirildiğini, dava konusu sevk irsaliyeli faturalardaki imzaların kendisine ya da çalışanlarına ait olmadığını ve bu faturalara konu mallardan haberleri bulunmadığını savunmuştur.
Bu durumda somut olay bakımından ispat külfeti davacı taraftadır. Nitekim yerel mahkemece de ispat külfetinin davacı tarafta olduğu isabetli olarak tespit edilmiştir. Ne var ki yerel mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü gibi, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmuştur. Zira davalı tarafa herhangi bir yemin davetiyesi çıkarılmadığı, yeminin tamamlayıcı yemin niteliğinde davacıya yaptırılmış olduğu halde, dosya içeriği ile uyuşmayan bir gerekçeye yer verilmiştir. Öte yandan davalı, irsaliyeli faturalardaki imzalara itiraz etmiş olduğu halde, bu yönler üzerinde durulup araştırma yapılmamış, imza incelemesi yoluna gidilmemiştir. Bilirkişi raporunda davacı defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı bildirilmiş, davacı vekili, bilirkişi incelemesinin henüz defter tasdik zamanı gelmeden yapıldığını, zamanı geldiğinde defterlerin tasdik ettirilmiş olduğunu, bu konuda bilirkişiden ek rapor alınması gerektiğini belirterek bilirkişi raporuna itiraz ettiği halde bu itirazları da değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece yukarıda belirtilen eksik inceleme konuları üzerinde durulup, bu hususlar bakımından yeterli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dahilinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 26.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.