YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10756
KARAR NO : 2011/10895
KARAR TARİHİ : 03.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 25.05.2011 gün ve 2011/6577 – 6298 sayılı ilamıyla bozma kararı verilmiş, süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür.
Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve yasaya da uygundur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 185.00.- TL. para cezası ile Harçlar Yasası uyarınca 38.20.- TL. red harcının düzeltme isteyenlerden alınmasına 03.10.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
KARŞI OY YAZISI
Dava, tapusuz olan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tescil talebine ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu 1957 yılında yapılarak kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz çalılık olarak tespit dışı bırakılmıştır. Orman kadastrosu 1985 yılında yapılmış, 1988 yılında kesinleşmiş, bu çalışmada da çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Medeni Kanunun 713. maddesine göre; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
3402 sayılı yasanın 17. maddesinde de “orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına aksi takdirde Hazine adına tespit edilir” hükmü bulunmaktadır.
6831 sayılı Orman Kanununun 1/j maddesinde ise; “funda ve makilerle örtülü, orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerler” in orman sayılmayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda çekişmeli taşınmaz 1957 yılında yapılan arazi kadastrosunda çalılık olarak tespit dışı bırakılmış, 1988 yılında kesinleşen orman kadastrosu sırasında 75, 76, 77 sayılı orman sınrı noktalarını birleştiren hattın bir tarafı orman, diğer tarafı … … varisleri tarlası olarak gösterilmiştir. Mahkemece 03.04.2009 tarihinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazın davacıların babası … … tarafından buğday, susam ekilerek kullanıldığını, üzerinde 2-3 tane ev bulunduğunu, bu evlerin daha sonra yıkıldığını, … 1985 yılında ölünce çocuklarının aralarında paylaştığını, çekişmeli taşınmazın davacılara kaldığını, buğday para etmeyince 6-7 yıl önce zeytin diktiklerini bildirmişler, bilirkişi orman mühendisi çekişmeli taşınmazın 1988 yılında kesinleşen orman sınırları dışında tarım alanında bulunduğunu, 1957-1958 yılarında çekilen hava fotoğrafları esas alınarak yapılan memleket haritasında ve 1986 yılında çekilen hava fotoğrafından güncellenmiş memleket haritasında açık renkli tarım alanında kaldığını, taşınmazın % 3-4 eğimli toprak muhafaza karakteri taşımayan ve orman sayılmayan yerlerde olduğunu bildirmiş, bilirkişi ziraat mühendisi de taşınmazın % 3-4 eğimli, etrafı taş duvarlarla çevrili, içerisinde yıkılmış ev kalıntısı ve bir adet dibek dövülen dibek taşı olan düzgün sıra ve aralıklarla dikilmiş 6-7 yaşlarında zeytin ağaçları bulunan, en az 30 yıldır ziraat yapılan tarım arazisi vasfında olduğunu bildirmiştir.
O halde, taşınmazın orman sınırları dışında, 1957-1958 ve 1986 yılı hava fotoğrafları esas alınarak yapılan memleket haritalarında açık renkli tarım alanında kalan % 3-4 eğimli, öncesi tarla ve ev iken halen zeytinlik olarak kullanılan bir yer olduğu, arazi kadastrosu sırasında çalılık olarak tespit dışı bırakılmış ise de, eğiminin % 12’den az olması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşımayan, orman kadastrosu sırasında da davacıların miras bırakanı … … tarlası olarak belirtilmesi de nazara alındığında yeterli imar ve ihya edilmiş, orman sayılmayan yer olduğu, batı yönden ziraat arazileri ile komşu olması nedeniyle orman içi açıklığı olmadığı, köy yerleşim yerinin yakınında olduğu, davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından, davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile davanın kabulü yönündeki yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan karar düzeltme talebinin reddine dair sayın çoğunluk kararına katılmıyoruz.