YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7594
KARAR NO : 2011/7242
KARAR TARİHİ : 13.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede yapılan kadastro sırasında … köyü 1454 parsel sayılı 16200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1257 nolu vergi kaydına dayanılarak … ve arkadaşları adına tespit edilmiş; orman yönetimi tarafından 02.06.1966 tarihinde tapulama tutanağına itiraz edilmiş ancak itiraz konusunda her hangi bir işlem yapılmamış, komisyon tarafından bir karar verilmemiştir. Orman Yönetimi Sulh Hukuk mahkemesine … olduğu 02.07.1978 tarihli dava dilekçesi ile taşınmazın bin kısmının orman sayılan yerlerden olduğunu bildirerek davalıların el atmasının önlenmesini talep etmiştir. Çekişmeli taşınmazın tapulama tespitinin yapıldığını ve tespitin kesinleşmediğini bildirerek görevsizlik kararı ile dosyayı Kadastro Mahkemesine göndermiştir. Kadastro mahkemesince ilan yapıldıktan sonra davanın kabulüyle 1454 parselin (A), (B), (C), (D) ve (E) ile gösterilen toplam 2566 m2’lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından orman olarak tescil harici bırakılmasına, kalan kısmın 1454 parsel numarası ile 13640 m2 olarak tespit gibi davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu dava tarihinden önce yörede orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1966 yılında 766 sayılı yasa gereğince genel arazi kadastrosu yapıldığı ve orman yönetiminin 2.6.1966 tarihinde tespite itiraz ettiği ancak itiraz üzerine kadastro komisyonunca her hangi bir işlem yapılmadığı, taşınmazın halen itirazlı olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda çekişmeli 1454 parselin tutanağı itirazlıdır ve incelemenin tüm parsele yönelik olarak yapılması gerekmektedir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile çekişmeli taşınmaza komşu 1455,1420 ve 1453 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları ile eğer itirazlı iseler dava dosyaları ve çekişmeli taşınmazı tüm komşu parseller ile birlikte bir arada gösterir orijinal kadastro paftasının bir sureti ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı) ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2- Kabule göre ise; Taşınmazın orman olarak tescil harici bırakılan (A), (B), (C), (D) ve (E) ile gösterilen kısımlarının karar tarihinde yürürlükte olan 3402 sayılı Yasa gereğince orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken orman vasfı ile tescil harici bırakılması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.