Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10572 E. 2010/13213 K. 24.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10572
KARAR NO : 2010/13213
KARAR TARİHİ : 24.11.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından yapılan icra takibinde borçlunun maaşının 1/4’üne haciz konulduğunu, borçlunun maaşının 1.400.-TL.olduğu halde aylık nafaka borcunun 1.554.-TL.olması nedeniyle borçlunun maaşından hacizleri nedeniyle kesinti yapılmadığını, borçlunun alacaklılarından mal kaçırma amacıyla davalının muvazaalı olarak borçlu ile anlaşıp 2007 ve 2008 yıllarında iki kez nafaka artırımına gittiğini, bu nedenle borçlunun maaş haczi sıralamasında ilk sıradaki alacaklarının önüne geçmek suretiyle oluşan sıra cetvelinin iptaline, müvekkilinin alacağının ilk sırada yer aldığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve davanın yasal sürede açılmaması nedeniyle davanın yetki ve süre yönünden reddini, taraflar arasında muvazaalı anlaşma olmadığını, borçlunun aylık gelirinin 2.000.-TL.üzerinde olması nedeniyle davacının alacağını aldıktan sonra 1.500.-TL.kaldığını, bu miktarın da müvekkilinin haciz yoluyla aldığı paraya tekabül ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sıra cetveline itiraz davasının dinlenebilmesi için icra dairesince sıra cetvelinin yapılması gerektiği, icra müdürlüğünce herhangi bir sıra cetveli yapılmadığı, ayrıca muvazaa iddasının yerinde olmadığı nedenle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Maaş haczine ilişkin işlemler sıra cetveli yerine geçer. Mahkemece sıra cetveli olmadığından bahisle talep reddedilmişse de, ‘kaldı ki’ tümcesi ile bu hususu da mahkeme incelediğinden, bu hususa ilişkin temyiz talebinin reddi gerekir.
2- Ancak nafaka ilamları tarafları bağlarsa da, İİK 101 maddesinde bu hususta kötüniyetin korunmayacağı belirtildiğinden ve bu ilam 3. kişileri bağlamayacağından mahkemece bu husus üzerinde durulup muvazaa iddiası hususunda yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının bu yöndeki temyiz talebinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.