YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3467
KARAR NO : 2012/8409
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : Hazine – … K.T.K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, yörede 2005 yılında ilk kez yapılan ve 28.01.2009 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu sırasında, dilekçeye ekli krokilerde gösterilen … köyündeki taşınmazların orman sınırları içine alınması gerekirken, kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek, işlemin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Daha sonra yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, kadastro müdürlüğünce çekişmeli taşınmaz alanı içinde bulunan taşınmazlar, kadastro mahkemesinde davalı olduğundan, malik hanesi açık biçimde tesbit edilerek, davalı olarak mahkemeye gönderilmiş, mahkemece tutanaklar ilân edilmiştir. Aynı parsellere yönelik olduğu anlaşılan davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda mahkemece, çekişmeli 165 ada 1, 2, 3 nolu parseller ile 145 ada 2 nolu parselin (A) ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, 145 ada 2 nolu parselin (B) ile gösterilen bölümünün mera olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve 165 ada 1, 2, 3 nolu parseller ile 145 ada 2 nolu parselin bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tesciline, 145 ada 2 nolu parselin aynı krokide (B) ile gösterilen bölümünün mera vasfıyla sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasa gereğince 28.01.2009 tarihinde ilân edilerek dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 145 ada 2 nolu parselin (B) ile gösterilen bölümünün mera niteliğinde orman sayılmayan yerlerden olduğu, 145 ada 2 nolu parselin (A) ile gösterilen bölümü ile 165 ada 3 nolu parselin tamamının orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından hükmün onanması gerekmiştir.
2) Hazinenin 165 ada 1 ve 2 nolu parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; tesbit tutanağı düzenlendikten sonra açılacak davalarda husumetin, tesbit malikine ya da kadastro komisyonunca malik sonradan değiştirilmişse onlara yöneltilerek açılması gerektiği usul hukukunun temel ilkesidir. Asıl sorun, orman niteliğindeki parsellerin kısmî ilâna çıkartıldığı tarihte henüz kadastro tesbit tutanağı düzenlenmediği için maliki, zilyedi, yüzölçümü ve geometrik durumu belli olmayan ancak orman sayılmayarak hakkında “Olumsuz kadastro harita ve tutanağı düzenlenmiş” sayılan taşınmazlar hakkında Orman Genel Müdürlüğü ya da Çevre ve Orman Bakanlığının kadastro mahkemesinde orman savı ile açacağı davada husumeti kime ya kimlere yöneltileceğidir.
2012/3467 – 8409
Dava açıldığı sırada bu davanın sonucu kim ya da kimleri etkileyeceği baştan belli ise, açılacak davada pasif husumet ehliyeti onlara ait olacağı Usul Hukukunun temel kuralıdır. Dava açıldığı sırada orman sınırları dışında bırakılan taşınmaz hakkında tesbit tutanağı düzenlenmediğinden, taşınmazın gerçek hak sahibi belli değildir. Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile Orman Genel Müdürlüğü taşınmazda hak sahibinin kimler olduğu konusunda otuz günlük askı ilân süresi içinde idarî bir araştırma yapıp, bu araştırma sonucuna göre belirlenecek gerçek ya da tüzel kişilere husumet yöneltilerek askı ilân süresi bitmeden dava açılmalıdır denebilirse de, bu kısa süre içinde, dava edilecek taşınmazda hak sahibi olanlar her zaman tesbit edilemeyeceği gibi, yapılacak araştırma sonucu tesbit edilecek hak sahipleri her zaman gerçeği de yansıtmayabilir. O halde, kısmî ilâna çıkartılan orman parsellerinin dışında kalan taşınmazlar yönünden Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ya da Orman Genel Müdürlüğü tarafından orman savı ile otuz günlük askı ilân süresi içinde kadastro mahkemelerinde açılacak orman kadastrosuna itiraz davalarında, yapılan kadastro işleminin özelliği ve açılacak davanın niteliği gereği, husumetin Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu … ya da taşınmazda hak sahibi olduğu varsayılan gerçek veya tüzel kişilere karşı açılabileceğini kabul etmek gerekir. Yargılamanın devamı sırasında yapılan keşifte davaya konu taşınmazda hak sahibi olanların belirlenmesi ya da malik hanesi açık bırakılarak düzenlenecek tesbit tutanaklarının mahkemeye gönderilmesi halinde, tesbit tutanaklarında isimleri geçen, ya da keşif sırasında belirlenecek olan hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler davaya katılıp kendilerine duruşma günü tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılıp davada taraf oluşturulduktan sonra taraf delilleri ve 3402 sayılı Yasanın 30. maddesi gereğince mahkemece lüzum görülen diğer deliller de toplanarak dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tescil edilmesi gerekir. Somut olay yönünden, çekişmeli parsellerin tutanaklarının malik hanesi açık bırakılarak davalı olarak gönderilmiş olması nedeniyle, tutanakların edinme sütununda ismi geçen kullanıcıların davadan haberdar edilmeden yürütülmesi doğru değildir.
SONUÇ:1-Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin 145 ada 2 ve 165 ada 3 parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2-Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazinenin 165 ada 1 ve 2 parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 4/6/2012 günü oybirliği ile karar verildi.