Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15037 E. 2013/4626 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15037
KARAR NO : 2013/4626
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1974 yılında kesinleşen arazi kadastrosunda dava konusu taşınmaz, 768 parsel numarası ile sınırlandırılmıştır. Halen davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan çekişmeli Bozören Köyü 768 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 6831 sayılı Kanun gereğince yapılıp 2009 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile taşınmaz orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Daha sonra 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında taşınmaz için tutanak tutulmayarak, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tasarruf Dairesi Başkanlığının 04.08.2009 tarih ve 2009/15 sayılı genelgesi uyarınca, tapusunun beyanlar hanesine “Taşınmazın 8004 m² ‘lik bölümü Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalmaktadır” şeklinde şerh verilmiştir.
Davacı … Yönetimi, kadastro mahkemesine verdiği dilekçede, davalılar adına kayıtlı dava konusu Bozören Köyü 768 parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmasının askı ilânına çıkarıldığını bildirerek, dava konusu taşınmazın kısmen orman tahdit hattı içerisinde kaldığı, taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve eğimi itibariyle eylemli orman olduğu iddiasıyla kadastro tesbitinin iptaline, taşınmazın tahdit sınırları içerisinde kalan bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Kadastro mahkemesince, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, 20. Hukuk Dairesinin 30/01/2012 tarih 2012/805 – 526 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiş, dosya görevsizlikle kendisine gelen sulh hukuk mahkemesince; .davanın kabulüne, Bozören Köyü 768 parselin krokide (C) harfi ile gösterilen 2971,39 m²’lik kısmın tapusunun kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanuna göre yapılarak 29.12.2008 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır
İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli taşınmazın kısmen orman tahdidi içinde, kısmen orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğuna göre mahkemece, yazılı şekilde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tesbit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalılar aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve HMK.’nun 333. maddesi uyarınca gider avansından kullanılmayan kısmın iadesine hükmedilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 5, 6 ve 7. paragraflarının kaldırılarak, yerine “6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A madde gereğince yargılama giderlerinin davacı … Yönetimi üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, H.M.K.’nun 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının iadesine” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.’nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/04/2013 günü oy birliği ile karar verildi.