YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8764
KARAR NO : 2012/18932
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının lehtar, dava dışı …’ın keşideci, müvekkili şirket ve dava dışı şirket ortağı … …’ın kefil sıfatıyla yer aldıkları 100.000 TL tutarlı bir adet bonoya dayalı şekilde müvekkili ve dava dışı takip borçluları aleyhine davalı tarafından icra takibine girişilmiş ise de bu bononun müvekkili şirketin eski müdürü … ve yine eski ortağı olan davalının oğlu … … tarafından şirketteki hisselerini devretmelerini takiben geçmiş tarihli olarak müvekkili zararına düzenlendiğini şirketin bu eski ortakları ve davalı arasında akrabalık bağı olup muvazaalı davranıldığını, müvekkilinin davalıya bir borcu bulunmadığını belirterek, takibin iptaline ve bonodan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkilince davacı şirkete verilen borç para karşılığında bononun düzenlendiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davacı yanca senedin geçmiş tarihli olarak düzenlendiğine dair delil sunmadığı, senedin düzenlenme tarihi itibariyle keşideci … ve kefillerden … …’ın şirket ortağı oldukları ve şirketin o tarihteki müdürü keşideci …’ın şirket ana sözleşmesine göre teminat vermeye ve almaya yetkili kılındığı, ayrıca şirketin kefil olarak ödediği tutarı her zaman borçluya rücu etme imkanı bulunduğu da gözetilerek kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava konusu bononun keşidecisi davadışı …, aval verenleri davacı şirket ile davadışı … …, lehdarı ise davalı …’dır. Davadışı …’ın bonoyu kendi adına asaleten keşideci olarak imzaladığı ve davacı şirket müdürü olarak şirketi temsilen de şirket kaşesi üzerine imza koyduğu dosya içeriğinden anlaşılmakdadır.Davacı şirketin ana sözleşmesinin 8. maddesinde davadışı …’ın ilk on yıllığına şirket müdürü olarak seçildiği, 9. maddesinde ise şirket müdürü olan …’ın belirtilen bu süre içinde şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu belirtilmiş ise de şirket müdürünün kendi şahsi borcu için yetkili temsilcisi olduğu şirket adına aval veren sıfatıyla dava konusu bonoyu imzalamasının temsil yetkisini kötüye kullanma niteliğinde olup olmadığı ve bu nedenle davacı şirketi aval veren sıfatıyla sorumluluk altına sokup sokmayacağı hususları üzerinde durulup tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.