YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10045
KARAR NO : 2011/10585
KARAR TARİHİ : 27.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, davaya konu … köyü 125 ada 22 parsel sayılı taşınmaz 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan kullanıcısının … oğlu … olduğu belirtilerek HAZİNE adına tespit edilmiştir. Davacı, çekişmeli taşınmazın kullanıcısı ve malik olduğunu belirterek beyanlar hanesindeki yanlışlığın düzeltilmesi istemiyle adına tespit edilen davalı gerçek kişiyi hasım göstererek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 125 ada 22 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinin …’in kullanımındadır” kısmının “… ve Mediha oğlu 28.06.1981 doğumlu …’in kullanımındadır” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Gerek 766 sayılı Yasa, gerekse 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro tespitine itiraz davalarında husumet, yararına tespit tutanağı düzenlenen kişilere yöneltilmesi gerekir. Dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında tespit malikinin HAZİNE, beyanlar hanesinde kullanıcısının … olduğu belirtildiğine göre, davalı sıfatının tespit maliki HAZİNE ile beyanlar hanesinde … …’e ait olması gerekirdi. Ancak; davacı, dava dilekçesinde davalı olarak tutanağın beyanlar hanesinde lehine şerh bulunan gerçek kişiye husumet yönelterek dava açmıştır. Somut olayda tespit maliki Hazine ile tutanağın beyanlar hanesinde şerh bulunan gerçek kişi arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Mecburi dava arkadaşlarından biri aleyhine açılan dava, hasım eksikliği sebebiyle ret edilemez. Diğer dava arkadaşlarının davaya dahil edilmesi gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, tespit maliki Hazine davaya dahil edilerek taraf oluşturulup, savunma ve delilleri sorulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre ise, 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğundan,dava konusu parselin beyanlar hanesindeki şerhin dava edilmiş olması halinde dahi, kadastro parselinin tamamı itirazlı olacağından ve kadastro tutanağı davalı olarak gönderildiğinden taşınmazın tespitte olduğu gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken sicil oluşturulmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.