Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8877 E. 2011/13017 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8877
KARAR NO : 2011/13017
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.11.2006 gün ve 2006/16383-16435 sayılı bozma kararında özetle: “Taşınmaz başında yapılan keşif sonucu alınan orman bilirkişi kurulu raporunda davalı taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman tahdit haritasına göre orman sınırları içinde ancak tutanaklara göre ise orman tahdidi dışında olduğu, 10 nolu orman sınır noktasının orman tahdit haritasına yanlış işaretlendiği bildirilmesine rağmen, memleket haritaları ve hava fotoğrafları uygulanarak taşınmazın öncesi belirlenmemiş, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesindeki şartlar araştırılmamış, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Kural olarak; orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği, orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir. Orman kadastro haritaları ile tutanaklar arasında fark var ise, haritanın yapımına esas alınan hava fotoğrafları ve taşınmazın son durumunu gösteren 1990’lı yıllara ait memleket haritasının da uygulanarak taşınmazın öncesinin belirlenmesi gerekir. Bu nedenle; mahkemece, orman kadastro haritasının yapımına esas alınan memleket haritası ve hava fotoğrafları ile 1990’lı yıllara ait memleket haritası getirtilip önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, tapulama paftası ve kesinleşmiş orman tahdit haritası ölçekleri denkleştirilerek, tutanaklarda bahsi geçen sabit yer ve mevkii adları konusunda yerel bilirkişi ifadelerinden yararlanarak, 1998 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro harita ve tutanakları ile arazi kadastro paftası, 6831 sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahatnamede tarif edilen yöntemle, çekişmeli taşınmaza geniş çevresi ile birlikte sağlıklı biçimde uygulanmalı, zeminde bulunamayan orman sınır noktaları, bulunan diğer orman sınır noktalarından hareketle, tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bir bir bulunup zeminde işaretlenmeli, uygulamada haritaların yapımında kullanılan hava fotoğraflarından yararlanılmalı, çekişmeli taşınmazın 1998 hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı, çelişki halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve genel arazi kadastro paftasındaki yerine itibar edilemeyeceği, tutanaklardaki yön ve mesafe olarak tarif edilen ve haritaların yapımında kullanılan hava fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edilmesi gerektiği bilinmeli, bilirkişilere uygulamayı detaylı olarak gösteren ayrı renkli kalemlerle işaretli, orman tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, böylesine yapılacak bir araştırma sonucu davalı taşınmazın tahdit içinde olduğunun anlaşılması halinde 3402 sayılı Yasaya göre yapılan arazi kadastrosu davacıya kesinleşen tahdit içinde ve 6831 sayılı Yasanın 11. maddesinde sözü edilen tapu kaydına da dayanılmadığından böyle bir dava açma hak ve imkanı vermeyeceğinden davanın reddine karar verilmelidir. Eğer taşınmaz kesinleşen tahdit dışında ise; en eski tarilli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, davalı taşınmazın orman tahdit hattı dışında ve memleket haritaları ve hava fotoğraflarına göre de orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluşup oluşmadığı araştırılarak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, sonucuna göre bir hüküm kurulması, kabule göre de; 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince kadastro hakimi taşınmazın tümü hakkında sicil oluşturmakla görevli olduğu halde, parselin sadece davalı olan bölümü hakkında sicil oluşturulması, tümü hakkında sicil oluşturulmaması da doğru olmayıp bozma nedenidir” denilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Hacı Hasan köyü 263 parselin (A) ile gösterilen 302.63 m2’si tarla vasfı ile … mirasçıları adına, (B) ile gösterilen 9702.19 m2’lik yerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3302 sayılı Yasaya göre 11.06.1998 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.