Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5351 E. 2011/8702 K. 05.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5351
KARAR NO : 2011/8702
KARAR TARİHİ : 05.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … köyü.. … mevkisinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. …, çekişmeli yerin dere yatağı olduğunu ileri sürerek el atmanın önlenmesi, yapılan inşaatın kal’i istemiyle davaya katılmış, Hazine ise kurum adına tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı, katılan ve Hazinenin istemlerinin ayrı ayrı reddine, fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2348.56 m2’lik taşınmazın dere yatağı olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1966 yılında yapılmış ve 04/12/1967 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Yine bu yerde 30/05/2005 tarihinde 60 nolu orman kadastro komisyonunca 6831 sayılı Yasaya göre orman kadastrosuna başlanmış, sonuçları 10/08/2006 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/B maddesinin 3. cümlesinde yer alan “Yol, meydan, köprü gibi orta malları haritasında gösterilmekle yetinilir.” hükmünün gözetilmesi gerekirken, hüküm yerinde “davanın reddine, fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2348.56 m2’lik taşınmazın dere yatağı olarak tespitine” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “davanın reddine, fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2348.56 m2’lik taşınmazın dere yatağı olarak tespitine” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “davanın reddine, fen bilirkişi krokisinde (A) harfi
ile gösterilen 2348.56 m2’lik taşınmazın dere yatağı olarak paftasında gösterilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05/07/2011 günü oybirliği ile karar verildi.