Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4354 E. 2012/17854 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4354
KARAR NO : 2012/17854
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalının faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının iptali ile takibin 16.231.75 TL.üzerinden devamına, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlar göz önünde tutularak % 20 yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı davalıya tebliğ edilen fatura bedellerinin ödenmediğini, faturaları tebliğ alan olarak imzası bulunan …’in davalı çalışanı olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise bu faturaların kendilerine tebliğ edilmediği gibi faturaya konu malı da almadığını, faturalarda adı geçen şahsın müvekkilinin işyerinden 30.06.2009 tarihinde ayrıldığını, faturaların ise bu tarihten sonra 02.07.2009 – 21.07.2009 tarihleri arasında bu kişiye tebliğ edilmiş olduğunu, tebliğ tarihinde anılan şahsın davacı yanında çalıştığını savunmuştur.
Mahkemece, faturalarda tebliğ alan olarak gözüken …’in tebliğ tarihinde davalı çalışanı olup olmadığı yönü üzerinde yeterince durulmaksızın karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının ticari defterlerinin kapanış tasdiki bulunmadığından lehine delil teşkil etmeyeceği, aleyhine delil teşkil edeceği, davalı defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulmuş olması nedeniyle lehine delil olduğunun gözardı edilmiş olması da doğru değildir. Öte yandan davacının davaya konu takibinde % 20 oranını belirtip yasal faiz demek suretiyle talepte bulunmuş olması karşısında, takip tarihi itibarıyla yasal faiz oranı dikkate alınıp buna göre karar verilmesi gerekirken bu kalem hakkında da yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900.00.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.