Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17546 E. 2013/4895 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17546
KARAR NO : 2013/4895
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili hakkında faturaya dayalı olarak başlatılan İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2010/2793 E sayılı icra takibinin müvekkilinin itirazı sonucu durdurduğunu, İzmir 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/80 E 2012/170 K. sayılı dosyasında davanın kabulü ile takibe vaki itirazın iptaline karar verildiğini, oysa bu davada müvekkiline usulüne uygun olarak tebligat yapılmadığını, savunmalarının ve delillerinin ibrazına imkan verilmeden kararın kesinleştiğini, zira sözü edilen davaya konu icra takibinde borçlu müvekkili şirketin vekili olarak icra dosyasına 04.03.2010 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, dolayısıyla icra takibinde vekaletnameleri bulunmasına rağmen yargılamanın iadesine konu olan davada asile dava dilekçesinin tebliğ edildiğini, vekil ile takip edilen davalarda vekile tebligat yapılmasının zorunlu olduğu gibi müvekkili şirketin eski adresine Tebligat Kanunu 35. maddesine göre teligat yapılarak usule aykırı şekilde taraf teşkilinin sağlandığını ileri sürerek yargılamanın iadesine, İzmir 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/80 E. 2012/170 K sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yargılamanın iadesi talebinin usul ve yasaya uygun olmadığını, itirazın iptali davasında vekile tebligat yapılabilmesi için usulüne uygun vekaletnamenin dava dosyasına sunulması gerektiğini, bu tür davalarda icra dosyasında borca itiraz eden vekile dava dilekçesinin tebliğ edilmesinin gerekmediğini, zira vekille müvekkili arasındaki vekalet ilişkisinin devam edip etmediğinin üçüncü kişilerce bilinmesinin mümkün olmadığını belirterek yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, icra takibine maruz kalan bir borçlu, borca itiraz için bir avukat tutmuş ise, itiraz ile duran icra takibine devam için alacaklının açtığı itirazın iptali davası bakımından borçlunun tayin ettiği avukatın itirazın iptali davası için de yetkili olup olmadığı belli olamayacağı için itirazın iptali dava dilekçesinin vekile değil asile tebliği gerektiği, icra takip dosyasındaki ödeme emrinin tebliğ edildiği adresini bu tebliği çıkartan resmi mercine değişiklik olması halinde bildirmediği anlaşılan davalı- borçlu …., Tekstil Ltd. Şti’ne T.K.’nun 35 madde hükmüne göre dava dilekçesinin ve müteakip diğer tebliğlerin buna göre yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı, dolayısıyla davacının yargılamanın iadesine ilişkin talebinin yasada belirtilen iade sebeplerinden herhangi birine dayanmadığı, gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, hülüm hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.