Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2091 E. 2013/5108 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2091
KARAR NO : 2013/5108
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari münasebet gereğince davalının şirket elemanı … imzasına teslim edilen malzemelere ilişkin düzenlenen 29.11.2010 tarihli ve 4.842,72 TL bedelli fatura borcunun ödenmemesi üzerine, müvekkilinin faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava dilekçesi ekli meşruhatlı duruşma gün ve saatini bildiren davetiye kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiş, davalı vekili 23.05.2012 tarihli duruşmaya katılarak, defter ibrazı için süre verilmesini ve ek bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının davalı şirkete sattığı malzemeler karşılığında 29.11.2010 tarihli, 002123 seri nolu ve 4.842,72 TL bedelli faturayı tanzim ettiği, fatura bedelinin ödendiğini gösteren herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı, sözkonusu faturada gösterilen malzemelerin teslimi anında tanzim edilen 29.11.2010 tarihli ve 003080 nolu sevk irsaliyesinde imzası olan …’nin 24.09.2012 tarihli duruşmada sözkonusu sevk irsaliyesi suretindeki imzanın kendisine ait olduğunu, faturaya konu edilen ve irsaliyede belirtilen malzemeleri anılan tarihte davalı…..,Ltd. Şti. yetkilisi …’e bizzat kendisinin teslim ettiğini beyan ettiği, davada alacak konusu yapılan fatura ve irsaliyenin bu davada alacağı ispatlayan geçerli belgeler olduğu, davalı şirkete ait yasal defter ve belgeler davalıdan istenmesine rağmen, ibraz edilen 2010 yılına ait yevmiye defteri ve kebir defterinin bilgisayardan çıkartılan örnek kayıtlarının gerçek defter vasfını taşımadığı, 6762 sayılı TTK’ nun 82. maddesinde belirtildiği üzere defterlerin delil olabilmesi için kanunlara uygun olarak tutulması gerektiği, kanuna uygun olarak tutulan defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin de olması gerektiği, iş bu davada davalı şirketin ticari defterlerinin kanunlara uygun olarak tasdikinin yapılmadığı ve defterlerin bilgisayar örnek çıktılarının incelemeye sunulmuş olması nedeniyle 6762 sayılı TTK’nun 86. maddeye göre gerçek defterlerin ibrazından kaçınılmış olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; davalının İnegöl 1.İcra Müdürlüğünün 2011/4860 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve 6352 sayılı yasanın 11 ve 106. Maddeleri uyarınca 4.842,72 TL olan asıl alacağın % 20′ si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya teslim edilen mal bedelinin tahsili için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Karşılıklı edim yükleyen satım akdinde davacı satıcının satım konusu malın davalı alıcıya teslimini kanıtlaması gerekir. Somut olayda davacı 29.11.2010 tarihli, teslim eden … imzası bulunan sevk irsaliyesine dayanmıştır. Bu irsaliyede teslim alan adına atılmış bir imza bulunmamaktadır. Davacının teslim olgusunu yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. Teslim konusunda tanık dinlenmez. Kaldı ki, dinlenen tanık … de davalının yetkilisi olmadığını, kendisinin nakliyeci olduğunu bildirmiştir. Davacı defterlerinde de faturanın kayıtlı olduğu belirlenemediğinden, davacının teslimi kanıtlayamadığının kabulü gerekir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.