Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/9798 E. 2012/14972 K. 25.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9798
KARAR NO : 2012/14972
KARAR TARİHİ : 25.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Şeyhyunus Köyü, 101 ada 1 parsel sayılı 4889184,12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu sonucu Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı …, bu taşınmaz içinde 123 ada 1 ve 2 parsellerin kuzeyinde bulunan 5 dönümlük tarlasının 100 yılı aşkın süredir babası ve ölümü ile mirasçılarının zilyetliğinden olduğunu, bu kısmın tapu kaydının iptali ile tarla niteliğiyle mirasçıları adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin krokide (B)=2000 m2’lik kısmının ifraz edilerek … Çeştan mirasçıları adına tapuya tesciline, krokide (A)=48722301,77 m2’lik kısmın aynı parsel numarası altında ve (C)=16882,35 m2’lik kısımların başka bir parsel numarası altında orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26/12/2011 gün ve 2011/8776E – 15620K sayılı bozma kararında özetle: “… dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığı…6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.’nun 08.06.2005 gün 2005/20 – 327 – 377 sayılı ve 28.06.2006 gün 2006/20 – 467 – 494 sayılı kararlarında da aynen benimsendiği anlaşılmakla, davacı …’ın zilyetliğe dayanarak açtığı davanın, hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle dinlenme olanağı bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, … şekilde hüküm kurulması… ” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/12/2012 gününde oy birliği ile karar verildi.