Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5632 E. 2010/9486 K. 02.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5632
KARAR NO : 2010/9486
KARAR TARİHİ : 02.07.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, dava konusu … KÖYÜ, 156 ada 2 parsel sayılı taşınmaz, 185,29 m2 yüzölçümü ile zeytinlik niteliğinde, belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı gerçek kişi adına tespit edilmiştir.
Davacı … YÖNETİMİ, tespit maliki ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne husumet yönelterek, çekişmeli taşınmazın devlet ormanı sınırı içinde kaldığı halde, arazi kadastro çalışmaları sırasında, kesinleşen orman kadastro sınırının hatalı aplikasyonu sonucunda, özel mülk olarak davalı kişi adına tespitinin hatalı olduğu iddiasıyla kadastro tespitinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, davalı … Müdürlüğüne yönelik davanın husumet yönünden REDDİNE, davalı gerçek kişiye yönelik davanın esastan REDDİNE, davaya konu taşınmazın TESPİT GİBİ TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosunun yanlış aplikasyonu nedenine dayalı kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1968 yılında kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 1977 yılında yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Yapılan incelemede, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastrosuna dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışında kalan yerlerden olduğunun bildirildiği ve mahkemece bu görüşe değer verilerek karar verildiği gözlenmiş ise de, bir örneği dosyada yer alan dava konusu taşınmaz ile ilgili olan, orman kadastro haritasına göre, 881 numaralı orman sınır noktası ile 882 numaralı orman sınır noktasını birleştiren hat, tarım alanlarının güneyinde olup, … orman sınırı içinde kalmaktadır. Yine aynı orman sınır hattının devamı olan 883 numaralı orman sınır noktası ile 876 numaralı orman sınır noktasını birleştiren hattın, bir örneği dosyada yer alan ve dava konusu taşınmaz ile ilgili olan, orman kadastro tutanaklarındaki tanımlara göre, Hakkı Akçam tarlasının güneybatısındaki sabit taş olarak tanımlanmış olup, Hakkı Akçam tarlasının, davaya konu 58 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile yine aynı gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2007/79 Esas, Dairenin 2010/5624 Esas sayılı dosyasında dava konusu olan 158 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kuzeyindeki taşınmazların önceki maliki olduğu gözlendiğine göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin orman sınır noktaları ve bunları birleştiren hattın uygulamasının hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Orman kadastro harita ve tutanakları ile çelişen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda … Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde … tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 02/07/2010 günü oybirliği ile karar verildi.