YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18181
KARAR NO : 2012/17875
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, işe giriş bildirgesindeki “Öküzcüoğlu” olan soyadının “Çalışkan” olarak düzeltilmesine ve 01/08/1989 tarihli ise giriş bildirgesindeki çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava: Bulgaristan göçmeni olup 1991 yılında Türk vatandaşlığını kazandığı, Nüfusa yazılırken soyadının Çalışkan olarak kayıt edildiğini, 01.08.1989 tarihli ilk işe giriş bildirgesine ise Bulgar vatandaşı iken sahip olduğu soyadı olan Öküzcüoğlu’nun soyadı olarak yazıldığından bahisle, 01.08.1989 tarihli işe giriş bildirgesi ile ve giderek 18981464 sicil numaralı sigorta sicil dosyasından Mehmet Öküzcüoğlu adına bildirilen çalışmaların davacı …’a ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İstemin kabulüne ilişkin önceki kararın Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğundan bahisle bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece yeniden davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar davalı Kurum vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına rağmen, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmektedir.
Gerçekten mahkemece bozma sonrasında mahkemece davacının Türk Vatandaşlığına alınmasına esas alınan uyrukluk ve aile kütüğüne kayıt bildirgesi getirtilmiş, dosyaya muhacir kâğıdı fotokopisi sunulmuştur. Ne var ki hükme dayanak alınan bu belgeler, Hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde davacı ile 01.08.1989 tarihli işe giriş bildirgesindeki kişinin aynı kişi olduğunu gösterir nitelikte değildir.
Kamu düzenini yakından ilgilendiren bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle aidiyeti ileri sürülen 18981464 sicil numaralı sigorta sicil dosyasında bulunan sigorta başlangıcına esas 01.08.1989 tarihli işe giriş bildirgesi ile birlikte tüm işe giriş bildirgeleri getirtilerek bunlarda sigortalı imzası mevcutsa imzanın davacıya ait olup olmadığı belirlenmeli, 01.08.1989 tarihli işe girişine ilişkin işyeri ile aynı dosyada çalışma bildirilen diğer işyerleri ile ilgili olarak gerek Sosyal Güvenlik Kurumunda gerekse işverenler yanında bulunan ve davacının imzası ile fotoğrafını içeren işe giriş bildirgesi ücret tediye bordrosu gibi belgeler getirtilip imzanın ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda benzerlik incelemesi yapılmalı, davacıyı yakından tanıması gereken işveren, müdür, şef, ustabaşı, çalışma arkadaşları dinlenmeli, getirilen işe giriş bildirgeleri ile iş yeri kayıtlarındaki bilgilere göre elde edilecek kimlik bilgilerinden de yararlanarak, özellikle davacının 1991 yılında TC vatandaşlığına kabul edildiğinin anlaşılmasına göre vatandaşlık başvurusu sırasında sunduğu belgeler, Türkiye’ye geldiğinde düzenlenen göçmen kağıdı ile ekleri ile yurda gelirken Bulgaristan’daki soyadını gösterir. Bulgar makamlarının düzenlediği belgeleri getirtilerek buradaki bilgiler ve fotoğraflar ile davacıya ait bilgi ve fotoğraflar karşılaştırılmalı, işyerinin bulunduğu ve nüfusa kayıtlı olunan mahalde adı Mehmet olmakla birlikte soy adları Çalışkan ve Öküzcüoğlu olarak iki farklı kişinin bulunup bulunmadığı zabıta aracılığı araştırılmalı ve bu çalışmaların davacıya ait olup olmadığı, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ve her türlü delille araştırılarak sonuca gidilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2007 gün ve 2007/21-600E,2007/604K. Sayılı kararı da aynı yöndedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular ile uyulmasına karar karar verilen bozma ilamına aykırı biçimde eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.