Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/6331 E. 2010/9398 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6331
KARAR NO : 2010/9398
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.09.2007 gün ve 2007/6932-11474 sayılı bozma kararında özetle; “İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalar ile makiye ayırma tutanakları ve haritasının, getirtilen tapu kayıtları ve krokilerinin uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu, düzenlenen bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı; 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca, Akdeniz makisi olarak tesbit edildiği, 1976 yılında Orman Yönetimi tarafından, makiye ayırma işlemine değer verilmeyip, orman kadastro sınırı içinde kalmaya devam ettiği kabul edilerek, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ancak, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, bu işlemin Antalya İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararıyla, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve bu niteliğinin yitirmediği belirlenerek, (makiye ayırma işlemine ve Hakem kararına değer verilmeden) orman rejimi dışına çıkarma işleminin iptal edildiği, kararın Danıştay tarafından onandıktan sonra kesinleştiği, daha sonra, 1989 yılında 3373 Sayılı Yasa döneminde yapılıp kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sırasında, yine makiye ayırma işlemine değer verilmeden, taşınmazın 1947 yılında kesinleşen orman sınırları içinde aplike edildikten sonra 3302 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması soncu, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin dahi itirazsız kesinleştiği, çekişmeli … Köyü 26082 ada 2 sayılı imar parselinin, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulamasında … Köyü 117 sayılı kadastro parselinden ve genel kadastroda 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı için tapulama dışı bırakılan ve ihdasen tescil edilen 883 sayılı parselin tevhit ve ifrazıyla oluştuğu, ancak şuyulandırma nedeniyle, … Köyü 117 sayılı parseldeki payları nedeniyle tamamının davalı gerçek kişiler adına tescil edildiği,çekişmeli imar parselinin fiili olarak kısmen 117 sayılı parselin tapu çap krokisi sınırları içinde kısmen 883 sayılı muhdes parselin tapu çap krokisi sınırları içinde kaldığı, 117 sayılı parselin yörede 1963 yılında yapılan genel kadastroda, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak … ve … adlarına kadastro tesbiti itirazsız kesinleşmesiyle tapuya tescil edildiği, daha sonra mirasçılarına intikal ettiği, daha sonra yörede yapılıp 1989 yılında ilan edilen 2/B madde uygulaması sonucu 117 parselin tümünün orman rejimi dışına çıkartılma işleminin kesinleşmesi nedeniyle bu konuda tapu kaydı üzerine 07.02.1995 tarihinde şerh verildiği, … Köyü 117 sayılı kadastro parselinin, 2/B sahası olması nedeniyle tapunun iptali ile tescil istemiyle Hazine tarafından parselin o tarihteki malikleri aleyhine açılan davanın Antalya Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 24.12.1996 gün ve 1995/587-989 sayılı kararıyla “taşınmazın daha önce 1946 yılında yapılan tahdit içinde ise de, 1952 yılında makiye ayrılan saha içinde kaldığının belirlendiği”red edildiği, bu kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.05.1997 gün 1997/4946-6675 sayılı kararıyla onanıp, Hazinenin karar düzeltme istemi de aynı dairenin 15.10.1997 gün ve 1997/12169-12389 sayılı kararıyla red edilerek kesinleştiği, daha sonra 117 sayılı kadastro parselinin tamamının imar uygulaması sonucu dava konusu parsel de içinde olmak üzere bir çok parsellere ifraz edildiği, imar uygulaması sırasında daha önce 117 nolu parselin tapu kaydı üzerinde bulunan 2/B madde şerhinin aynen çekişmeli parsele de aktarılması nedeniyle Hazine tarafından … malik aleyhine aynı nedenle temyize konu tapu iptali ve tescili davasının açıldığı, Somut olayda çekişmeli imar parselinin, … Köyü 117 sayılı parsel tapu çap sınırları içinde kalan bölümü için Antalya Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 24.12.1996 gün ve 1995/587-989 sayılı kararının, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesinde … kesin hüküm teşkil ettiği tartışmasızsa da, çekişmeli imar parselinin, … Köyü 117 sayılı kadastro parselinin tapu çap krokisi sınırları dışında kaldığı belirlenen ancak yüzölçümü hesaplanmayan bölümü için, kesin hükmün varlığından söz edilemeceği, o halde öncelikle, dosya yeminleri hatırlatılarak önceki keşfe katılan orman uzmanı bilirkişiye ve … elemanı bilirkişiye yeminleri yaptırılıp verilerek, çekişmeli imar parselinin 117 sayılı kadastro parseli tapu çap krokisi sınırları içinde kalan ve dışında kalan bölümlerinin belirlenmesi ve infaza olanaklı ifraz krokisinin düzenlettirilmesi, … Köyünde 1952 yılında çalışan I numaralı makiye ayırma komisyonunun, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesinde öngörülen kişilerden oluşmadığından kuruluşu yasaya uygun olmadığı gibi, yönetmelik hükümlerine de aykırı oluşturulduğu, ayrıca bu komisyonun, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı çalıştığı, zemine uygulama imkanı olmayan ölçeksiz kroki niteliğinde bir harita düzenlediği, yasaya aykırı kurulan komisyon tarafından yasaya aykırı olarak makiye ayrılan yerler için toprak tevzi işlemleri de yapılmadığı, 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1-e maddesi uyarınca kurulan maki tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği” kabul edilip, davalı tarafın özel yasalar uyarınca oluşturulmuş tapu kaydının bulunmaması nedeniyle, bu komisyonun yaptığı makiye ayırma işlemlerine ve özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtları dışında kalan başka tapu kayıtlarına ve zilyetliğe hukukça değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak makiye ayrılan taşınmazların, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği 1989 yılına kadar hukuken orman olduğunun kabul edilmesinin zorunlu olduğu, orman sayılan yerler ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, H.G.K.’nın 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 sayılı, 05.05.1999 gün ve 1999/1-302 -258 sayılı ve aynı gün 1999/1-304 -260 ve 30.06.1999 gün ve 1999/1-544-561 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açacağı iptal davaları 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı hususları gözetilerek, çekişmeli … köyü 26082 ada 2 sayılı parselin, … Köyü 117 sayılı kadastro parseli tapu çap krokisi kapsamında kalan bölüne ilişkin davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, tapu çap krokisi kapsamı dışındaki bölümü için açılan davanın ise kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen KABULÜNE, … Köyü 26082 ada 2 sayılı parselin 01.04.2008 günlü krokide gösterilen 2802 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin davanın ve birleşen davanın kabulüyle bu bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptaline ve “6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline fazla ilişkin istemin kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından redde konu bölüm, davalı gerçek kişiler vekili tarafından da kabule konu bölüm için temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parsellerin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 8563 m2 yüzölçümündeki tapuda paylı olarak davalı gerçek kişiler adına kayıtlı olan çekişmeli imar parseli, genel kadastroda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve … adlarına kadastro tesbiti itirazsız kesinleşen 19400 m2 yüzölçümündeki … Köyü 117 parsel sayılı taşınmazın ve genel kadastroda 1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı için tapulama dışı bırakılan ve ihdasen tapuya tescil edilen 883 sayılı parselin, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuş, … Köyü 117 parsel sayılı aynı taşınmazdaki payları nedeniyle davalı gerçek kişiler adına şuyulandırılarak tapuya tescil edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 01/07/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.